Menu

TENDİNİTİS

Merhaba sevgili yarış severler. Bu haftaki konumuz yarış atlarının kabusu diyebileceğimiz, nice şampiyonların yarış hayatını daha başlangıç zamanlarında bitiren bir problem. Tendinitis, ya da halk deyimi ile tendon.

Tendonlar vücudumuzda kas ile kemik arasındaki bağlantıyı sağlarlar. Binlerce iplik benzeri dokunun birleşmesi ile olur. Örümcek ağlarının teker teker toplayıp bir ip haline getirildiğini düşünün. Oldukça sağlam bir yapıdır ve çok da esnektir. Örneğin hemen topuğumuz ile arka baldırımız arasındaki aşil tendonunu hissediniz. Ne kadar sıkı olduğunu göreceksiniz.

Yarış atlarında da ön bacaklarının motor yeteneklerini, esnekliğini sağlayan çok sayıda  Tendon bulunur.  1’nolu fotoğrafta bir atın bükücü ve gerici tendonlarını görüyorsunuz. İşte bu tendonların hasarları yarış atlarında çok önemlidir.

 (1)

Hasar  tendonun artık yükü taşıyamadığı anda gerçekleşir. Ne zaman oluşacağı belirlenemez. Önceden bölgesel şişlik, ateş oluşmayabilir. Yüzdesel olarak hasarı en çok görülen tendon 1 nolu resimde 1 olarak adlandırılmış superficial ( yüzlek bükücü) tendondur. İkinci olarak da aynı resimde 4 olarak adlandırılan suspensor ( halk deyimi ile asıcı bağ) hasarıdır. Tendon zaman için yorulmuş ve esnekliği azalmış olabilir. Yarış ya da idman esnasında ön iki ayak aynı düzlemde yere basmayıp biri çok daha fazla esnemeye uğramış olabilir. Diğer ayaktaki başka bir problemden dolayı atlar o ayağı biraz kollarken diğer ayağa daha fazla yük bindirebilirler. Bu sebeple o tarafın tendosu daha fazla yüke maruz kalabilir. Böyle bir anda tendonu oluşturan liflerden bir bölümü kopar. Bu kopma derece derece olur. Tüm bir tendonu kapladığı gibi ufak bir alanda da olabilir. Uzunluğu ise travmanın şiddetine göre kısa ya da uzun olarak tüm tendonu kapsayabilir. Tendon olmuş bir atın dıştan görüntüsü.(2) Aynı tendonun kesilerek bakısında ise hasarlı bölge görülüyor. (3)

(2)                     (3)

Hasar gören tendon bölgesi hiçbir zaman eski haline dönemez. Çünkü kopan tendon bölgesi vücut tarafından esnek olmayan bir yapı ile doldurulur. Son yıllarda gelişen teknoloji ile tendonun kopan bu bölgesine kök hücre ve trombositten zengin plazma enjeksiyonları tedavi prosedürü olarak yerini almıştır. Bu uygulamalar atın kendi kendine iyişlemesine nazaran daha iyi bir dokunun orada oluşmasını sağlamaya yöneliktir.  Daha doğrusu tendon yapısına yakın bir dokunun oluşması amaçlanır.

Tedavi çok uzun zaman alır. Tendon geçirmiş atlar aylar geçen istirahatten sonra daha farklı bir idman temposu ile hazırlanırlar. Tendon eski gücünde olmadığı için atın bu hasarının nüksetmesi büyük olasılıktır. Ben hekim olarak eğer kısavade ve üstü yarış koşan bir at ya da orjin olarak üst derece bir yarış atı namzeti değil ise atların hiç tedaviye girmeden emekli olmalarını şayet kendilerine ait bir çiftlik var ise ancak o zaman tedavi  seçeneklerini değerlendirmelerini öneriyorum.

Tendon geçirdikten sonra atların koşma yüzdeleri maalesef biraz düşüktür. Ciddi masraf ile birlikte 10 ay, 1 yıl beklersiniz ve idmanın ilk aylarında ya da ilk sprintinde hasar nüksedebilir. Yüke giren tendon aynı ya da başka yerden tekrar hasar gösterme yüzdesi yüksektir. Çok az sayıda at aynı yarış performansına dönebilmiştir. Atçılarımızın gördüğüde genelde budur. Yani “ o at koştu benim ki neden koşmuyor ya da koşmasın”. Düşüncesel açıdan belki hak verilebilir ama asıl görülmesi gereken koşamayan yüzlercesidir.

Tüm yarış severlerimize keyifli yarışlar ve bol kazançlar, tüm atçılarımızın atlarına sağlık diliyorum. Sorularınız için mail adresim Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Anıl DAL

Veteriner Hekim

Son DüzenlenmePerşembe, 02 Ekim 2014 11:42

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık