Menu

ÖKSÜZ TAYLARIN Beslenmesi (Vet. Anıl DAL)

Merhaba sevgili yarış severler ve yetiştiriciler. Bu hafta öksüz kalmış tayların beslenmelerine dair bazı bilgiler paylaşacağım.

Yeni bir tayın doğumu her yetiştirici için daha aygıra çekilirken kurulan hayallerin şekle gelmiş halidir. Çünkü ileride iyi bir tayın sahibi olacağının hayalidir aslında yetiştiricilik. Günümüzde değerli bir iş haline gelmiştir yetiştiricilik ama bu hayaldir işte insanları devamlı bu işte tutan. Güçlü, sağlıklı bir tay

Yetiştiricilikte asıl değer kısraktır bunun yanında. Kısrağınızın kalitesi yetiştiriciliğinizin değeri ile doğru orantılıdır. O yüzden kısrakların korunması yetiştiricilikte esastır. Örneğin zor bir doğum ile karşılaşıldığında anneyi kurtarmak önceliklidir. Tay ve anne arasında seçim yapılacak zaman gelirse her zaman kısrağın seçilmesi bir yetiştiricilik kuralıdır.

Konumuz ise sağlıklı doğum yaptıktan hemen sonra herhangi bir sebepten kısrağın ölmesi ve tayın öksüz kalmasıdır. Gerçi sütü az olan-olmayan veya yavrusunu reddeden kısrakları da bu kategoride değerlendirebiliriz. Amaç anne sütü almayan-alamayan tayların beslenmesidir. Çünkü ciddi bir bakıma alınmayan bu tür taylar yaşasalar dahi ileride güçlü bir at kondisyona ulaşamazlar.

Taylar doğduktan sonra 20-40 dk içinde ayağa kalkarlar, 2-3 saat içinde de annelerini emmesi beklenir. Çünkü bu zaman dilimi içinde gecikmeden halk arasında “ağız sütü” ismi verilen kolostrumu içmesi gerekir. Bu süt tayın bağışıklık sistemi için gerekli yoğun antikorları içerir. Bu sayede çevre koşullarına dayanıklı bir hale gelirler. Bunun adına “pasif aktarım-transfer” adı verilir. Zira bu kolostrum ilk 12-20 saat içinde değerlidir ve bu saatlerden sonra içerdiği antikorlar hızla düşmeye başlar. Annesini kaybetmiş taylar işte bu kolostrumdan mahrum kalarak hayata adım atarlar. Böyle bir durumla karşı karşıya kalan yetiştiricilerimiz çok hızlı düşünmek ve hareket etmek zorundadır. Hara tecrübeli meslektaşlarımla görüştüm ve onlardan aldığım bilgiler ışığında yapılması gerekenleri aşağıda belirtmek istiyorum.

1.    Ticari olarak satılan kolostrumlar vardır. Kısrak süt tozu adı da verilen bu tozlar rahatlıkla kullanılabilir. Daha önceden bu tür acil durumlar için dondurulmuş kolostrumlar taya verilebilir. (Bunun ülkemiz atçılığında istisnalar dışında bence olabilirliği zordur. Çünkü sırf bu iş için kısrak bakmak çok zor. Ancak ölü doğum yapmış bir kısrağın varlığı böyle bir tasarrufu sağlayabilir.)

2.    İnek sütü ve keçi sütü başarılı olarak kullanılmaktadır. Fakat kullanımı en çok tavsiye edileni anne sütüne daha yakın olan keçi sütü. İnek sütünün daha çok ishal yaptığı belirtilmektedir. Keçi sütünde problem çok miktarda bulunamamasıdır. Ayrıca bu sütlerin vücut sıcaklığında ve kaynatılmadan su içinde ısıtılarak verilmesi gerekmektedir. Sütler direk verilebileceği gibi bire bir orana kadar sulandırarak da taylara biberon ile verilebilir. Bu dönemde agresif olunması gerekiyor. Yani ne tür süt kullanılıyorsa 2-3 saate bir taylara içirilmesi gerekir. Eğer tay biberonu reddediyor ise veteriner hekimi yardımı ile mide sondası kullanılarak sütün içirilmesine devam edilmelidir.

3.    Tayın bağışıklık sisteminin desteklenmesi için başka bir anneden alınan kandan çıkarılan kan serumunun da hekim kontrolünde damar yoluyla verilmesi denenebilir.

4.    Ticari hiper immun serumlar gene hekim kontrolünde taylara damar yoluyla verilebilir.

5.    İlk 10-15 gün boyunca ot verilmeden yoğun süt içirilmesi önerilmektedir. Sonrasında yonca ve tay yemleri verilebilir.

6.    Çevre şartları mümkün olduğunca temiz tutulmalı yapılabildiği kadar ahırlar dezenfekte edilmelidir.

Haracı meslektaşlarımın tecrübelerine bağlı olarak fikir birliğine vardıkları bir nokta var. Bu tür bakımın yanında en önemlisi en başta eğer bulunabilirse bakıcı bir anne bulabilmek. Çünkü iyi beslenmenin yanında diğer atlarla olan iletişim ve annenin tayını eğitmesi de göz ardı edilmemesi gereken bir konu olduğunu belirtmektedirler.

Tüm yarış severlerimize keyifli yarışlar ve bol kazançlar, tüm atçılarımızın atlarına sağlık diliyorum. Sorularınız için mail adresim Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Anıl DAL

Veteriner Hekim

@AnilDal

Son DüzenlenmePerşembe, 02 Ekim 2014 11:40

2 yorum

  • ayhankorkmaz
    ayhankorkmaz Cumartesi, 20 Eylül 2014 09:09 Yorum Linki

    Babür hocamız, Sizlerin değeri yaşlandıkça daha da artmakta bence , Atçılıkta ise paha biçilemez !!! (Allah uzun ömürler nasip etsin). Keşke sizin bilgilerinizden de faydalanabilsek ( bir kitap, makaleler gibi ! Malum dilimizde atçılıkla ilgisi az olan kişilerin yazdıklarından başka fazla kaynak yok. Keşke !
    Anıl hocamız sağolsunlar, yine (gittikçe zorlaşan) yetiştiricilik açısından önemli bir konuya değinmiş, kendisine teşekkür ederiz...Cümleten saygılar...

  • babür carioğlu
    babür carioğlu Perşembe, 18 Eylül 2014 11:41 Yorum Linki

    ben yaşlandım demekki çelişkiye düşüyorum okuduklarımla yalnış yapmışız demekki onlarca yıl

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık