Menu

BAYTARNAMELER (Eski Tedavi Usulleri)... (Vet. Anıl DAL)

Merhaba sevgili yarış severler. Hızla ilerleyen şehirleşme yaşantımızdan doğal hayatı da uzaklaştırdı maalesef. Şehirlerdeki insan sayısı arttıkça hayvanlarla büyüyen onları tanıyıp anlayan insan sayısı da gittikçe azalıyor. Bilen bilir kırsalda ya da köyde büyüyen insanlar ya kendi ailesi ya da komşularından birçok evcil hayvanın bakımına ve tedavisine şahit olmuştur. Peki, modern veteriner hekimliği mesleği öncesinde hayvan hastalıklarını kim tedavi ederdi? Bu insanlara ne denilirdi? Bu hafta biraz geçmişe gideceğiz.

“Hayvanların bakımı, beslenmesi, hastalıkları ve bu hastalıkların tedavileri konularında yazılmış eserlerin genel adı, esbname, haylname ve baytarname” olarak adlandırılırdı. Günümüzde tercüme edilerek yayınlanan bu eserler 9.yüzyıla kadar uzanmaktadır.

Çok detaya girmeden Abbasi sarayında baytarlık yapmış ” İbn Ahi Hizam” tarafından yazılmış olan  “Haza Kitâbu Baytarnâme” isimli eserden alıntılar yaparak çok değişik tedavi çeşitlerini sizlerle paylaşacağım. (O dönemlerin en değerli hayvanı at olduğu için yapılan tedaviler çoğunlukla atları içermektedir)

- Bağır ağrısı [Hepatitis, vs] tedavisi: “Fulayusun denilen, nemli yerlerde yetişen ve nehir yarpuzuna benzeyen, beyaz renkli, acı ve ağır kokulu otu alıp şarapla pişirsinler. Üçte biri kalınca, her gün bir ratl (130 dirhem yani 386 gr) sekiz buçuk nügi olacak şekilde yedi gün boyunca uygulasınlar. İnsanlardaki boğaz hastalıklarında da yararlıdır.”

- Baras [Göz ve vücutta, Trichophytose ya da Vitiligo] tedavisi: “Bir dirhem göz otu, ikişer dirhem keklik ödü, mâmisa [kırmızı çiçekli kırlangıç otu], beyaz biber, kafur otu [kafur ağacı, okaliptüs] ve biber tohumu karışımını ezdikten sonra elekten geçirsinler. Atın gözüne sürme şeklinde çeksinler. Bu tedavi, insan gözündeki bayaz’a [Leucoma ya da Trichophytose] dahi yararlıdır.”

- Bukağılık felci [inme] tedavisi: “Ondokuz esatiz zift, eşit miktarda râtinec [çam sakızı] ve mum, iki estaz kına, iki estaz leben çavşir [Oğlan aşı sütü] ve bir estaz akgünlük alıp erittikten sonra uygulasınlar. Bu ilaca kına yağı karıştırıldığında insandaki soğuk algınlığına karşı etkilidir.”

- Sert şişlikleri yumuşatan ilaç: “Bir kap içerisinde on esatiz mum, on vakıyye zeytinyağı ve üç esatiz rasuht [bakır sülfür] karışımını pişirip şiş olan yere uygulasınlar, yararlı olur. Denenmiş bir diğer tedavi de Ebu Yusuf (Allah rahmet eylesin) ilacıdır. Her türlü şişliğe ki insandakine bile yararlı olur.”

- Cünuna [delirme, kudurma] benzer [bir hastalığın tedavisi]: “Hizam [İbn Ahi Hizam], atın birkaç gün karanyu [karanlık] evde bağlanıp dışarı çıkarılmamasını söylemiştir. Ve ‘alef [yem] ve su versinler, insanda [bu hastalığın] ilacı yoktur.”

-  Suda‘ [baş ağrısı] ve muhalata [baş dönmesi] hastalığının tedavisi: “Burnu yumuşatmak amacıyla yağ dökülür. Sonra kendena [?] suyu, kerki odunu [zerdeçöp] ile karıştırılıp atın burnuna nohut ya da bakla miktarınca koyulur. Atın başı yukarıda duracak şekilde 3-5 gün bağlanır. Tekrarlarsa aynı şekilde (3-5 gün daha) uygulanır. İnsana bile yararlı olur. Denenmiştir.”

-Akciğer hastalığından kaynaklı öksürüğün tedavisi: “Bir gece tatlı suda ıslatılmış Karaca [ya da kraca] üzümünü pişirip suyunu süzsünler. Sonra bundan bir ratl alıp insanda öksürük için verilen bâhi‘an adlı otun nohut kadarını üzüm suyunda biraz bekletip ezdikten sonra altı gün bir gün arayla ata ağızdan uygulasınlar.

- Atta [ölü doku içeren] yaraların, insanda ise yağır [sırt] yaralarının tedavisi: “İt tezeği ve süsen yaprağından birer cüz alıp ezdikten sonra yaraya sürsünler. Beni’l-Hazirden [Hızıroğlundan] işitilen ve üstâd baytarlardan öğrenilmiş olup bu ilacı eski bir pamukla, yarayı temizledikten sonra gece ve gündüz birer defa versinler.” İnsandaki öksürükte de yararlıdır.

-  At ve insanda karnın (yaralanma ve fıtık gibi nedenlerle) delinip bağırsakların çıkması durumun uygulanan tedavi: “Bağırsak içeri alınıp dikilir, ancak insan için yün iplik gerekir. Zeytinyağına mum ekleyip ateşte eritilerek dikiş yerine sürülür. Şişlik olursa, sirke ve hüzi [?] inciri, sirke ile karıştırılıp dikiş yerine (bezle) uygulanır.”

- At ve insanda uyuz hastalığının tedavisi: “Ata ve âdeme dahi alalar difla [zakkum] ve kündüs her birinden iki cüz, birer cüz mivnerh (dağ üzümü, yabani üzüm) ve kust-ı bahri [deniz topalağı], yarım cüz zîbak [civa] ile yeterli miktarda zeytinyağı ekledikten sonra karıştırıp sürsünler. Üç gün uyguladıktan sonra çöven, su ve sabun ile yıkasınlar. Uyuz hastalığı olan insan hamama girdiğinde bu ilacı sür

- At ve insanda eşek arısı ve yılan sokması durumunda: “Muhammed İbn Ahi Hizam, tecrübe ettim demiştir. Eşekarısı ve yılan sokması için iki dirhem kadar harmel ezip ipek bir elekte eledikten sonra yeni sağılmış süt ile karıştırılıp ata içirsinler. Ayrıca çiğnenen harmel sokulan yere sürülür. Yılan tarafından sokulmuş insana bundan iki dirhem alıp bir dirhem şeker ile içirilir. Isırık yerine sıcak kepek tutulur.”

Son olarak gene “ Muhammed Bin Ahi Hızam’ın” yazdığı  Kitab-ı Al-Hayl Val-Baytara isimli eserden yapılan tercümelerde sizlere şu an oldukça sık görülen bazı vakalara yaklaşımlardan örnek vereceğim. Hızam bu eserini dönemin Yunan, Bizans ve İslam baytarlarının yazılarından derlemiş gelecek dönemlerde çok kullanılan bir kaynak haline gelmiştir..

Humr (hamr = arpalama); Hayvanın yorgunken su içmesinde ve fazla arpa yemekten olur. İstirahatten sonra hastalık daha çok dikkat çeker, binince açılır. Diyet olarak bir ay arpa yedirilmez, taze ot verilir. At akar suda akış istikametinin aksine yürütülür. Eğer hastalık tırnağa inerse tırnak düşer.  Bundan başka kan almayı da tavsiye eder. Omuz başlarına eski şarapla friksiyon ve çömlekci balçığını sürmek suretiyle de tedaviye yardım etmiştir.

Şebuk (kronik omuz topallığı); Hayvan önce yemden alı kolunur suya sokulur, kan alınır. Bunlarla iyileşmezse göğsün derisi delinip yüfürülür (deri altı anfizemi). Sonra at kılı ile drenaj yapılır.

( Omuz topallıklarında omuz bölgesinde eski usul yaptığımız “çeşme açma” yönteminin ilk hali)

Yelesinde yara ( cidago yarası) ; Eyer sürtünmesinden derisi sıyrılır (Hızam burada herhangi bir ilaç zikretmemiştir). Dağ vururlar, gübre pişirilip yakı yapılır, fakat faydasızdır. ( Gerçektende günümüzde bile cidago yaraları oldukça inatçı olup cerrahi müdahale olmadan zor iyileşirler.)

Bu tercümelerde 200’den fazla hastalık ve tedavisi yer almaktadır. Zamanın Tıp bilgisinin derinliği gerçekten hayranlık uyandıracak seviyededir. Haftaya Hızam’ın atların seçimi, idmanları hakkındaki notları hakkında bir paylaşım bulunacağım.

Tüm yarış severlerimize keyifli yarışlar ve bol kazançlar, tüm atçılarımızın atlarına sağlık diliyorum. Sorularınız için mail adresim Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Anıl DAL

Veteriner Hekim

Son DüzenlenmeÇarşamba, 01 Ekim 2014 16:48

2 yorum

  • Ahmet Olukcu
    Ahmet Olukcu Perşembe, 02 Ekim 2014 11:30 Yorum Linki

    on numara olmus ellerinize saglik..

  • knt
    knt Çarşamba, 01 Ekim 2014 15:38 Yorum Linki

    tebrikler çok güzel

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık