Menu

TJK KONGRESİ… Özel

TJK Kongresinin balotaja kadar olan bölümünü izledim.

İşin balotaj kısmı beni pek ilgilendirmiyor ama TJK’ya yeni üye olanları,  dilekleri gerçekleştiği için kutlamalı mıyım; yoksa “Allah kolaylık versin” mi demeliyim bilemiyorum.

Aklıma takılan bir konu var; bunu sizinle paylaşmadan geçemeyeceğim.

Kongre gündeminin 7. Maddesi – daha sonra 8. Madde oldu- aynen şöyle:

“7. Asli üyelik başvuruları Yönetim Kurulunca reddedilen başvuru sahipleri hakkında oylama yapılması”

2008 – 2009 yıllarında, toplumda tanınan, isimleri bu camiaya kazandırmak için kampanya başlatılmış, Tuncay Özilhan, Aziz Yıldırım, Muhtar Kent, Rahmetli Mustafa Koç gibi isimler TJK’ya onur üyesi yapılmıştı. Böylesine isimleri atçılık camiasına kazandırmak elbette ki alkışlanacak bir girişim ama…

Varsayalım böyle bir isim asli üye olmak istedi; ne diyeceğiz ona?

“Bizde usuldendir; yönetim kurulumuz senin üyeliğini ret edecek ve konu genel kurula gelecek…” Neyse uzatmayalım.

Nedir bu güvensizlik?

Kulübü, daha doğrusu Türk Atçılığını yönetmesi için iki, üç yıllık bir yönetim kurulu seçiyorsunuz ama onlara Kulübe üye seçme yetkisini vermiyorsunuz. Daha da lafım yok.

X X X

Başa dönelim…

Genel kurulun açılışında telgraflar okunuyor. Bu kez Sayın Bakan’ın telgrafı var.

Bende şeytanın avukatlığına mı soyundum ne?

Telgraf aynen şöyle:

“Yoğun programım nedeniyle toplantınıza katılamayacağım için üzgün olduğumu belirtir, toplantınızın başarılı geçmesi temennisiyle bütün DAVETLİLERE selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.”

“Davetliler” sözcüğünü bilerek büyük harflerle yazdım. Orada genel kurul üyeleri var. Davetliler kim? Ben bilemedim. Davetli “olsa, olsa” Sayın Bakan ve Bakanlık temsilcisi bürokratlardır.  Yeri gelmişken onu da söyleyeyim; koca genel kurulda Bakanlıktan kimsecikler yoktu…

X X X

Toplantı–sanırım- 92 üye ile başladı.

İlk bölüm 2015 yılı çalışma döneminin irdelenmesiydi. Başkan Yasin Kadri Ekici yapılanları ana başlıklarla anlattı. Büyük bölümünü sosyal sorumluluk projeleri oluşturuyordu. Bunların bazılarına eleştiriler olsa da, üyelerin çoğu tarafından onaylandı hatta atla terapi, yayımlanan kitaplar, seyis yarışmaları gibi etkinlikler neredeyse üyelerin tamamından övgü aldı.

Öğlene kadar olan bölümün, temel sorunlarının tartışıldığı içerik ve tempoda geçmediğini söyleyebilirim.

Sanki herkes öğleden sonraki ikinci yarıya hazırlanıyordu.

X X X 

Genel Kurulun can alıcı bölümü, “At ıslahı faaliyetlerine yönelik olarak idari, mali ve yapısal yönden alınması gereken her türlü önlemin görüşülmesi, oylanması ve karara bağlanması” başlıklı bölümdü.“Kan gövdeyi götürdü” diyemeyiz ama tartışmalar hayli hararetliydi.

Yönetim; bu konudaki en uygun çıkış yolunun kurulacak ikinci bir iktisadi işletme olacağını düşünüyor.

İktisadi işletmenin adı üstünde…

Öz sermayesi ve en azından denk bütçesi olması gerekir. Şimdiki gibi, durmaksızın zarar eden ticari bir kuruluş olabilir mi? Öyle olursa da, sermayesi kadar zarar edip, ondan sonra da halk deyimiyle “Sermayeyi kediye yükler…”

2016 yılında at ıslahı faaliyetlerinin 3,5 milyon TL açık vermesi öngörülüyor. Sektördeki olumsuz tablo nedeniyle, açığın 9 milyon TL düzeylerine kadar çıkması da olası. Bu açığın elbette ki çeşitli nedenleri var ama işin temeli, at ıslahı gelirlerinin tanımlanması ve olağanüstü oranda vergilendirilmesinden kaynaklanıyor.  Yapılan sübvansiyonlar, disiplin altına alınamayan alacaklar da işin cabası…

Bazı üyeler, bu koşullarda zarar etmeyecek bir işletmenin kurulamayacağını savunarak; “Devlet bu uygulamada ısrarcı olursa, TJK yetiştiricilik faaliyetlerinden çıkmalıdır.” diyorlar.

Bu olacak işe benzemiyor. Çünkü 6132. Sayılı At Yarışları Hakkında Kanunun 5. Maddesi derki:  “Tarım Vekaletinin birinci maddede yazılı hak ve salahiyetleri at yetiştirme ve ıslahını teşvik gayesi ile kurulmuş amme menfaatine çalıştığı usulen onanmış derneklerden…”

Neymiş?

Bakanlık, günümüzdeki yasa hükümlerine göre hak ve yetkilerini “At yetiştirme ve ıslahını teşvik gayesi” olan derneklere devredebiliyor. Siz; “Ben ıslah işlerine bakmıyorum.” derseniz özelliğinizi yitirirsiniz. Bakanlık at ıslahını kendi üstlenip, diğer yetkilerini size verir mi? Başka bir deyişle; “Zararı benim; kârı senin.” der mi? Aynı yasanın 6. maddesi, yarış ve müşterek bahisleri belediye veya özel idarelerinin de düzenleyebileceğini söylüyor. Bu işin TJK’ya verilmesinin nedeni; yetiştiricilik ve ıslah faaliyetleriyle de uğraşmasıdır.

Maliye Bakanlığı ısrarında haklı çıkar ve iktisadi işletme zorunlu olursa, bu işletmenin şimdiki gibi değil; ekonominin temel ilkelerine ve bütçe disiplinine sahip olması gerekir. O zaman ciddi bir sermayeye (9 milyon TL olarak düşünülüyor) ve çok kısa bir sürede denk hatta kar eden bir bütçe yapısına ihtiyaç var demektir.

“Bu konudaki karar ne?” derseniz, Genel Kurul “Bekleyelim, görelim; ona göre karar verelim.” dedi…

 

Son DüzenlenmePazartesi, 29 Şubat 2016 11:52

2 yorum

  • ESİN
    ESİN Çarşamba, 23 Mart 2016 11:53 Yorum Linki

    PEKİ BU KONGREDE İŞTEN ÇIKARILANLAR HAKKINDA NE KONUŞULDU, DAHA DEVAM EDİLECEK Mİ İŞTEN ÇIKARMALAR, ELEMAN ÇIKARIRKEN NEDEN ÇALIŞAN ELEMAN YATIŞ YAPAN ELEMAN AYRIMI YAPILMIYOR O KURUM İÇİN KENDİNİ HELAK EDENLER İŞTEN ÇIKARILIYOR BU İNSANLARIN EVİ ÇOCUĞU BORCU VARMI YOKMU DÜŞÜNEN YOK ÖZELLEŞİR İNŞALLAH BİZİM CANIMIZ YANDI HERKES İN CANI YANSIN

  • Kadim Üye
    Kadim Üye Pazartesi, 07 Mart 2016 14:07 Yorum Linki

    Davetliler sözünden hareketle boşuna avukatlık yapmışsınız Reşat Bey.

    Genel kurul çağrı usulüne göre toplandığı için, yani katılan herkes bir nevi davet edildiği için herkesin davetli olduğu varsayılır. Lafza takılmayın :) Bakan bey kısa kesmek için bu sözü kullanmıştır. Katılımcıları kategorize etmeksizin selamlamıştır. Bence asıl sıkıntı; neden kısa kestiğidir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık