Menu

VARLIK FONU VE ÇEKİNCELER - 2... Özel

(Bu Yazı Bir TJK Güzellemesi Değildir)

Bir önceki yazımızda da belirttiğimiz ve yarışçılık camiasında da malum olduğu üzere Yurt içinde at yarışları düzenleme, yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen at yarışları üzerine yurt içinden ve yurt dışından müşterek bahis kabul etme hak ve yetkilerine ilişkin lisanslar ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına at yarışları düzenleme amacına yönelik olarak tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılan taşınmazlar ile üzerlerindeki yapı ve tesisler topluca 01.01.2018 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketine / Fona devredilmiş durumdadır.

Bu yazının içeriğinin; TJK, Fon, Varlık Fonu A.Ş. ve Özelleştirme bağlamında gelinen mevcut durum için “kendi görüş ve tespitlerim” ile naçizane önerilerimi içerdiğini belirtmek isterim.

Öncelikle belirtmek isterim ki Türkiye Varlık Fonu A.Ş. ve Fon, mevcut Başbakan tarafından belirlenen en az beş kişilik bir şirket yönetimi (Ticaret Kanununa tabi olacak şekilde) tarafından yönetilecek olup bu şirketin “TÜM DENETİMLERİ” yine Başbakan tarafından belirlenen en az üç kişilik denetim elemanları tarafından denetlenecektir. Şirket yöneticilerinin ve denetim elemanlarının Başbakan tarafından belirlenecek olduğu dikkate alındığında “denetçilerin bağımsızlığının” ve söz konusu denetimlerinin nasıl yapılacağının takdirini sizlere bırakmaktayım.

Bu bağlamda ayrıca Türkiye Varlık Fonu A.Ş. ve Fon’ un; “MUAF OLDUĞU KANUNLARIN, TABİ OLDUĞU KANUNLARDAN DAHA FAZLA OLDUĞUNU BELİRTİRSEK SANIRIM ÇOK İSABETLİ BİR CÜMLE KURMUŞ OLURUZ.” Zira Türkiye Varlık Fonu A.Ş. ve Fon; Harcırah Kanunu’ndan, gelir ve kurumlar vergisinden, Sayıştay Kanunu’ndan, Devlet İhale Kanunu’ndan, Devlet Memurları Kanunu’ndan, Taşıt Kanunu’ndan, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’den, Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’dan, Kamu İhale Kanunu’ndan, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’ndan, Kamu Konutları Kanunu’ndan, Basın-İlân Kurumu Teşkiline Dair Kanun’dan, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’dan, Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’dan, Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı, tasdik ücreti, emlak vergisi ve daha bir çok yükümlülükten ve ayrıca sermayesinin yarıdan fazlası kamuya ait olan veya özel kanunla kurulan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat, uygulama ve kısıtlamalardan ve daha birçok kanun ve kanun hükmünde kararnameden “MUAF DURUMDADIR”.

Mevcut hukuki statüsü bu konumda olan Türkiye Varlık Fonu A.Ş. / Fon’un kurulmasıyla “mega projelerin finansman ihtiyacının karşılanması arasında doğrudan bir ilişki olduğu” bizzat 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş.’nin Kurulmasına Dair Kanun’ un gerekçelerinde belirtilmiş durumdadır. Bu kanunun gerekçelerinde “Otoyollar, Kanal İstanbul, Üçüncü Köprü ve Havalimanı, Nükleer Santral gibi büyük altyapı projelerine kamu kesimi borcu arttırılmadan finansman sağlanması” gibi bir hedef de belirtilmiş durumdadır. Tabi bu durum ve gerekçe ile kötü bir niyet taşındığını söylemek biraz abartılı bir yorum olursa da bu durumu 6132 Sayılı At yarışları Kanunu’nun 3. Maddesi bağlamında değerlendirdiğimizde KUŞKULU YAKLAŞMAMIZI VE BU LİSANS DEVRİNE İHTİYATLI YAKLAŞMAMIZ GEREKTİĞİNE İLİŞKİN BİR KANAAT OLUŞTUĞUNU BELİRTMEK İSTERİM. Zira 6132 Sayılı At yarışları Kanunu’nun 3. Maddesi’ ne göre “YARIŞ GELİRİ ANCAK VE ANCAK/ SADECE” aşağıdaki hususlara tahsis olunabilir:

a) Yarış ikramiyeleri; (yarış gelirinin % 40 ından aşağı olamaz);

b) Yarış yerlerinin tesis, bakım ve ıslahı ve işletme masrafları;

c) Damızlık alımı masrafları;

d) At yarışları ve atçılığın inkişafı bakımından lüzumlu ve faydalı görülen her türlü teşvik, tesis ve yardım masrafları;

e) Yarışlarla ilgili umumi masraflar olarak sıralanmıştır. Yani At Yarışları Kanunu’na göre yarışlardan elde edilen gelirlerin büyük çoğunluğu yine “ATÇILIK SEKTÖRÜNÜN DEVAMI, KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ İÇİN TAHSİS EDİLMEKTEDİR.” Oysa Türkiye Varlık Fonu A.Ş./ Fon’ un bu yönde BİR YASAL ZORUNLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. Zira Fon’ un kuruluş amacı ve gayesi ile önceliklerinin farklı olduğu açıkça belirtilmiş ve kanunla düzenlenmiş durumdadır. Bu tespitimin net yansıması zaten bu kanundan da açıkça anlaşılmaktadır. Çünkü Fon’un gelirleri sıralanmış olduğu halde GİDERLERİNİN HANGİ ALANLARA YÖNELECEĞİ VE GİDER DENETİMİNİN NEYE DAYANARAK NEYE GÖRE YAPILACAĞINA İLİŞKİN BİR ÇIKARIMDA VEYA ÖNGÖRÜDE BULUNMAK MÜMKÜN GÖZÜKMEMEKTEDİR.  

Burada bir parantez açarak bir başka konuya değinmek isterim ki Türkiye Varlık Fonu A.Ş. / Fon’a finansman sağlanırken (-ki bu her daim mümkündür. Örnek vermek gerekirse yurtiçi veya yurtdışı bir bankadan 3.havalimanı veya otoyol için kredi temin edilmek istendiğind ) Türkiye Varlık Fonu A.Ş.’nin portföyünde bulunan ( Örnek vermek gerekirse Karacabey harası veya Veliefendi Hipodromu) gayrimenkuller üzerinde teminat, rehin, kefalet ve ipotek tesis edilebilecektir. Buraya kadar bir sorun olmadığını düşünelim ama velev ki Türkiye Varlık Fonu A.Ş.’nin kullanmış olduğu kredileri ödeyemediğini düşündüğümüzde ve böyle bir ihtimal olması halinde kredi kullanımında ipotek olarak verilmiş olan bu gayrimenkullerin icra marifetiyle satışı yapılması halinde satışı yapılan bu gayrimenkulleri alan kişilerin söz konusu gayrimenkuller üzerinde dilediğince tasarrufta bulunabileceğini ve örneğimizden hareketle Veliefendi Hipodromunu yıkıp yerine 15 katlı binalar/ rezidanslar veya avm’ler inşa edebileceğini bilmenizi isterim.

Bu açıklamalar ışığında Özelleştirme ve TJK’ nın durumunu sonuç olarak değerlendirmek gerekirse; “KAMUYA YARARLI BİR İKTİSADİ TEŞEKKÜL / DERNEK” statüsünde olan TJK, yaklaşık 70 yıldır, Türkiye Varlık Fonu A.Ş./ Fon’ a devredilmiş olan bu lisans hakkını kullanmaktadır.

Yani aslında 6132 Sayılı At Yarışları Kanunu gereğince GTHB’nca bu lisan hakkı sözleşme ile TJK’ ne devredilmiş ve TJK tarafından kullanılmakta olduğundan bu sektör zaten bir nevi özelleştirilmiş durumdadır. “Sektöre yabancı olan bir şirketin” Özelleştirme ile birlikte lisans hakkına sahip olması ve yukarıda belirtmiş olduğum muafiyetleri ve öncelikleri birlikte değerlendirildiğinde, TJK’ nün mumla aranacağına yönelik şahsi kanaatte olduğumu belirtmek isterim.

TJK’ nün uygulamalarının yanlışlığını, eksikliğini, yeterliliğini, sorunlarını, sektörün diğer paydaşlarının şikayetlerine/  sorunlarına çözüm noktasında getirdiği önerilere karşılık geliştirdiği yaklaşım tarzını ve benzeri olumsuz / beğenmediğimiz yanlarını tartışalım ama -beğenelim veya beğenmeyelim- “bugün itibariyle” karşımızda “muhatap” bir TJK yönetimi bulabildiğimizin ve bir çok yönetim kurulu üyesi ile başkanına doğrudan ulaşım imkanı sağlayabildiğimizin ne çeşit bir nimet olduğunu “özelleştirme ile sektöre yabancı bir şirketin” lisans hakkını almasının 1. Gününde anlayacağımızı belirtmek isterim.

Tabi burada asıl görevin TJK’ne ve yönetimine düştüğünü belirtir, atçılık sektörü için azami şekilde sorumlu bir hareket tarzı geliştirilerek kibir ve egolar bir tarafa bırakılıp yarış yazarından-at sahibine, seyisinden-antrenörüne, jokeyinden-yemcisine / otçusuna / ilaççısına ve hatta TJK çalışanlarına kadar sektörün tüm paydaşlarını kucaklayıcı ve sektörün her kesiminin temsil edildiği yeni bir oluşum ile tek vücut olarak pozisyon alınmasına yönelik bir konfederasyon kurulması gerektiğinin aciliyetini ve önemini naçizane bir öneri olarak sunmak isterim.

Yazı biraz uzun oldu, değer verip, okumak için vakit ayıran herkese çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Av. Utku Keleşoğlu   

Son DüzenlenmeSalı, 31 Ocak 2017 11:28

Son Ekledikleri: Utku Keleşoğlu

2 yorum

  • ÖZCAN YILMAZ
    ÖZCAN YILMAZ Cumartesi, 25 Şubat 2017 10:33 Yorum Linki

    bende özelleşme tarafında düşüncedeydim. Ama şu an gözüken o ki tablo bugünü aratacak...Burada yapılması gereken TJK nın tüm atçıları yani tüm üyelerini asil üye yada normal üye demeden toplamalı ve yeni bir yol haritası çizmelidir. Herkes gücü oranında katkı sağlamalıdır. Varlık fonu ise bu da bizim atçının var olmasının fonu olarak değerlendirilp ortak noktalarda birleşilmelidir. Ama önce TJK yönetimi aklını başına alıp düşünmeli herkesi bir görmelidir. Bu konuda acil radikal kararlar alınmalıdır. TJK malına sahip çıkmalıdır. Gerekirse TJK tüzüğünde değişiklik yapılıp yeni yönetim şekli ve dernek yapısı şekillendirilmeli ve biz bu işin sahibiyiz demek zorundayız. dr.özcan yılmaz-at sahibi

  • tarkan
    tarkan Salı, 31 Ocak 2017 18:52 Yorum Linki

    Tek bir kelime yeter bence ; TÜRGEV

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık