Menu

Üç Vakte kadar neler olacak? Özel

Doktor telaşla hastasını aramış; size bir kötü, bir de çok kötü bir haberim var, önce hangisini söyleyeyim?

Hasta ‘kötü olanı’ demiş.

Doktor hüzünlü bir ifadeyle  ‘Raporlarınıza göre 24 saat ömrünüz kalmış’

Hasta biraz şaşkınlık, biraz da sinirle ‘Bundan daha kötü ne olabilir ki?’ diye sormuş.

Doktor; ‘Sizi dünden beri arıyorum fakat yeni ulaşabildim’.

*

Yani?

Yanisi şu; Geçenlerde sevgili Mehmet Ayan yazmıştı, bu köşeden bir kere de ben TJK Asli Üyelerine açık açık seslenmek istiyorum; “680 Sayılı KHK’ya göre TJK’nın üç aşağı beş yukarı 320 gün ömrü kaldı”.

Fıkrada olduğu gibi süre dolduktan sonra değil, dolmadan söylüyorum.

Bu işin şakası, şukası yok!

Bu durumun farkında olmayan ya da olmak istemeyen bazı Kulüp üyelerinin sağda solda konuştukları kulağımıza kadar geliyor;

“Milli Piyango gibi At Yarışlarını da özelleştirmezler, bunu da ellerine yüzlerine bulaştırırlar. Hem zaten bu işin özelleştirilmesi en az 3-4 sene sürer, o zamana kadar kim öleeee, kim kala…

Ayrıca bu işi yapmak o kadar basit mi? Bizden başka kim var ki bunu yapabilecek. Lisans hakkı Varlık Fonuna devredilmiş olabilir ama o da bu işi tekrar bize verecektir’ vesaire vesaire…

*

Aslında bütün bunlar Kulübün içinde bulunduğu ‘çaresizliğin’ seslendirilmesinden başka bir şey değil.

Başkalarının neyi yapamayacağını söylemek!

Başarısızlıkların sebebini hep kendi dışında aramak!

Sohbet toplantılarında ve kongrelerde konuşulması gereken birçok şey varken, bu toplara hiç girmeyip, sorumluluk sahibi birileri gibi davranmak yerine, bunu yapmaya gayret edenleri suçlamaya çalışmak!

Kongreye/sohbet toplantılarına bir mecburiyetmiş gibi gelmek, gitmek!

Biraz sesler yükselince, rahatsız olup Disiplin Kurullarına dilekçeler yazıp, birilerine sopa göstermek!

Falan filan…

*

Çok kızıp, çokça da eleştirmeme ve özelleştirmeyi ‘bu şartlarda’ en çok isteyenlerden biri olmama rağmen inanın bir tarafım acıyor!

Çünkü 19 yıldan fazla bu Kulüpte çalıştım. Evime ekmek götürdüm, hep başarılı olmasını istedim. Bunun için yazdım/çizdim. Hiç mütevazılık yapmayacağım, yeri geldi boyumdan büyük katkılarım oldu.

Ama gelin görün ki, son 10-15 yıl Kongreye hakim olan zihin yapısını değiştirmeye, ne benim, ne de benim gibi düşünen pek çok kişinin gücü yetmedi.

Kulüp bugün öyle bir duruma geldi ki, inanın yazılacak gibi değil!

Düşüncelerimi korkusuzca, hiç kimseden çekinmeden, hem mevcut Yönetime, hem de Kulübün içindeki diğer kişilere söyleyebildiğim için burada da rahatlıkla yazabilirim! Ama artık umudum neredeyse hiç kalmadı… O nedenle boşu boşuna insanları kırmak istemiyorum.

Türkiye Jokey Kulübü maalesef 67 yıllık ömrünün hiçbir döneminde bu kadar çaresiz, güçsüz ve teslimiyetçi olmadı. Ona karşı hiçbir zaman bu kadar ilgisiz kalınmadı!

*

Kendi kendimize yazıp çiziyoruz. Ulusal medya da bir tane ciddi kalem “nedir kardeşim bu, TJK’yı ‘şamar oğlanına’ çevirdiniz. Kurumsal İlişkilerine karışıyorsunuz! YKK’dan dışlıyorsunuz! Önce sözleşmeni 5 sene uzatacağım diyor, ardından bırakın sözleşme uzatmayı, lisan hakkını elinden alacağınız tarihi açıklıyorsunuz” demiyor!

Ve bundan da hiç kimse rahatsız olmuyor!

Üyeler hiç kendilerine ‘Rahmetli Burhan Karamehmet, Cemal Kura, Özdemir Atman, Sadun Atığ, Basri Karabucak, Hazım Gözlükçü olsaydı bu duruma gelinir miydi?’ diye sormuyor, sorgulamıyor!

Özellikle genç ve yeni üyelere çok şaşırıyorum. Hepsinde bir atalet… Herkes ‘geç buldum, çabuk kaybettim’ şarkısını dinliyor! İçlerinden biri kongrede çıkıp ‘bu kulübü bize bırakanlara ve camiaya karşı sorumluluklarımız var. TJK buralara kadar kolay gelmemiş. Şunlar şunlar yanlış, şunlar şunlar doğru, şöyle yapmamız lazım, şöyle durmamız lazım, geleceğe şöyle bakmamız lazım’ demiyor! İnanamıyorum hiç mi bir fikri olan yok! Herkes birinin peşine takılmış gidiyor!

*

Neler neler yazıcam da, inanın kendimi zor tutuyorum!

Yukarı da söyledim gibi Kulüp resmen umutsuz bir vaka durumunda…

Hala 2018 Şubat ayını düşünüp, Başkanlık hayalleri ile akşam yatıp sabah kalkanlar var!

Neyse ben yine lafımın başına döneyim;

Ey TJK Üyeleri kötü haberi biliyorsunuz;

680 Sayılı KHK’ya göre TJK’nın 320 gün ömrü kaldı…

Son sohbet toplantısında Başkan Ekinci, sanırım bazı inşaatçılardan bahsetmiş!

Katarlılar zaten hep dillerde…

Şimdilerde bir de Rıdvan Dilmen’in durumu var!

Limak, şu bu, topa girerler mi bilmem!

Katarlılar ömrü hayatlarında ‘Bahis’ işlerine girmedikleri için bu işe gireceklerini pek sanmam…

Bir bahis şirketi açtığı internette belgeleriyle dolaşmaya başlayan Rıdvan Hocaya gelince…Onun futbol kadar At Yarışlarını da çok iyi bildiği, zaten hepimizin malumu…

TFF’ye Başkan adaylığı gerçekleşir, gerçekleşmez bilinmez ama At Yarışları Lisans hakkı için topa girerse bu işi kotarır haberiniz olsun…

Ekonomik olarak da koparır, başka türlü de…

Bir işarete bakar anlayacağınız!

O nedenle vaktiniz azaldı, 3 vakte kadar At yarışlarının 1.1.2018’den sonraki durumunu belli olacak…

Benden size söylemesi, varsa bir numaranız şimdi yapın, yoksa 26 Şubat'ta ki kongrede kardeş kardeş oturun…!

Son DüzenlenmePazartesi, 13 Şubat 2017 14:31

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık