Menu

DUBAI’de 2 Şampiyon… Özel

2010 yılındaki açılıştan bu yana Meydan Hipodromu’na aralıksız geliyorum. Şöyle geriye dönüp bakınca da “iyi ki gelmişim” diyor insan.

Nice şampiyonlar geçiyor gözümün önünden…

California Chrome…

Animal Kingdom…

Kazanamasa da Game On Dude ve Royal Delta

Solow

Just A Way…

Gentildonna…

St Nicholas Abbey…

Cirrus Des Aigles…

Postponed…

Duramante…

Dünyanın en ünlü antrenörleri ve jokeyleri de cabası.

Bu yıl da, “iyi ki gelmişim” dedirten iki isim daha şimdiden listeye eklendi. Arrogate ve Bob Baffert

Dubai Sheema Classic’i kazanan Jack Hobbs için kesin bir şey söyleyemem. Uzun mesafelerde, belki de bu yılın atı o olacak. Son 300 metrede, “alem buysa, kral benim” der gibiydi…

Şimdi en başa dönelim…

İdman pistinde, çok yakından gözlemlediğimiz Arrogate ile Gun Runner’ı düşünüyorum. İkisinin de yarış performansları olmadığını varsayalım ya da biz bilmiyoruz. Karşımızda dolaştırıp;

-Hangisini alırsın? Deseler, Gun Runner ‘ı seçerim. Bana çok daha gösterişli geldi. Bu seçimim attan ne kadar anla(ma) dığımı da gösteriyor ya, neyse…

Arrogate ve Baffert Perşembe sabahı sahaya gelir, gelmez starting-box’a yöneldiler. Start çıkışı yaptırmadılar ama çeşitli box’lara girip, çıktılar. At hiçbir tedirginlik hissetmiyordu. Bu nedenle start çıkışında yaşananlara pek bir anlam veremiyorum.

Sonra piste çıkıp, kenterini yaptı. Dubai’de bulunduğu sürece, her sabah çalıştığı kesin. Amerika’da da böyle yapıyorlarmış. Çok fazla galop yapmıyorlar ama kenterin en az 600 metresini truvakar geçiyorlar. Sabahları idman öncesi, bir miktar yem verip, öğün sayısını dörde çıkarıyorlar.

Gelelim koşuya…

Arrogate’in koşuyu önlerde ya da grubun içinde götürmek niyetinde olmadığını ve Mike Smith’in bilinçli olarak yavaş davrandığını sanıyorum. Çünkü Bob Baffert, buradaki keskin virajların onlara sorun yaratabileceğini düşünüyordu. Tabii ki Furia Cruzada’dan tampon yiyip, atın aksiyonunun bozulması hesapta yoktu…

Arrogate, olağanüstü bir güce sahip olduğunu son 600 metrede gösterdi. O metrelerden sonra izlediğimiz, ancak modifiye edilmiş bir yarış atı olabilirdi…

İçeri girmesini engellemeye çalışan Mubtaahij’i “hadi ordan” dercesine geçmesi ve hızından hiçbir şey yitirmemesi, kimin neden en büyük olduğunu kanıtlıyordu. Mubtaahij, rakibine çarptı ve “şööle” bir sallandı.  Kesinlikle iddia ediyorum, Arrogate yarış pistinde çok farklılaşıyor…

Bob Baffert’a gelince; sanki bir Akdenizli…

İnsanlara laf atıyor; ona laf atanlara, cevap yetiştiriyor. Her söyleşi isteğini kabul ediyor.

Baktık, kalabalık bir grup gazeteciye o ünlü pozlarını veriyor ama biz kaçırdık. Bir Japon fotoğrafçıyla birlikte rica ettik, bize de o özel pozlarını yeniden verdi.

Yaptığımız söyleşinin sonunda da, onu Türkiye’ye davet etmiştik. Arkadaşlarımız yanlış anlaşılmaması için çevirmemişler. Aslında hata bizden kaynaklandı…

Ülkemizi sordu; önce “Turkey” deyip, sonra “Türkiye” diye düzelttik. Buraya da davet ettik ya… Madem Turkey, o zaman “Şükran Günü” gelirim diyerek bize golü attı…

Yaşadıklarımızın bir bölümünü sizlere aktardım. Siz ne düşünürsünüz bilemem ama bence: Bunca yorgunluğa değer…

Şampiyon geliyor...

Baffert Show...

Arrogate start provası...

Gun Runner...

Son DüzenlenmeSalı, 28 Mart 2017 14:54

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık