Menu

HANDİKAPÖRLÜK, İSTİFA ve TJK TV... Özel

Bir çeşit OKB sahibi olduğumu kabul etmem lazım…

Nedir OKB?

Obsesif Kompülsif Bozukluk?

Pek çok belirtileri var. Bendekilerden bazıları şunlar;

Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı…

Hata yapmaktan çekinme…

Başkasına zarar vermekten korkma vs…

Bunların tamamı var bende…

Takıntılı bir adamım anlayacağınız…

Hal böyle olunca çevremde olup bitenlere de hayliyle takılmadan edemiyorum.

Kaldı ki; bu camiada yaşayıp nasıl olmayacaksın ki arkadaş?

Normal insan olsan yine de hastalanırsın!

Alın size bir örnek;

Düne kadar biri bana ‘Türkiye’de kaç handikapör var’  diye sorsaydı, cevabım ya 1, ya da 2 olurdu…

Oysa öğrendim ki; Türkiye’de şu anda maaşlı bordrolu 10 Handikapör varmış!

9’unu ne gördüm, ne tanıyorum, ne de ismini duydum!

Ayıpsa benim ayıbım, kabul…

Peki, bu 10 Handikapör nerede görev yapıyormuş bilir misiniz?

Hemen söyleyeyim;

5’i Ankara’da,

2’si İzmir’de,

2’si Diyarbakır’da,

1’i İstanbul’da…

Eeee zaten doğrusu da bu değil mi?

Yani İstanbul’da 1 kişi, Diyarbakır’da 2…!

Takıntılı yaşamaya devam!

KUYUMCİYAN Ailesi TYAYSD’den istifa etmiş!

Çok sevdiğim değerli büyüğüm Arek Kuyumciyan ve at sahibi olan tüm aile bireyleri TYAYSD’ye ‘istifa dilekçesi’ göndermişler…

Öğrendim ki; birkaç gün önce toplanan TYAYSD Yönetim Kurulu da, bu istifaları kabul etmiş…

Hayırlı uğurlu olsun…

Soruyorlar ‘Arek beyin istifasına ne diyorsun?’ diye…

Ne diyeyim en doğal hakkıdır, kimseyi zorla istemediği bir yerde tutamazsın.

Kaldı ki bu durumu çok fazla büyütmeye de gerek yok!

Peki, neden?

Çünkü bu camiada en ucuz kahramanlık TYAYSD veya SİAYSD’den istifa etmektir…!

Kolay mı Arek abi TJK’dan istifa etsin?

Edebilir mi?

TJK TV…

Sosyal medyada çok sayıda mesaj aldığım konuların başında ‘Spikerler ve Sunucular’ geliyor…

TJK TV benim için kıymetlidir.

Kıymeti, yıllardır ne fedakarlıklarla çalıştıklarını çok iyi bildiğimden gelir. Pek çoğu dostumdur, kardeşimdir, abimdir. Yemişliğimiz, içmişliğimiz vardır. O nedenle elim pek gitmez oraya bir şeyler yazmaya…

Ama sanırım birkaç uyarı yapmanın vakti geldi…

Bir; Yarış spikeri kardeşlerim arasında ya iyiler ve ya da kötüler var… Hiç ortası yok! Sosyal medyayı takip edenler bilir, mesela yarışseverlere göre de İzmir ve İstanbul yarış spikerleri arasında dağlar kadar fark var! Ben bu topa girmek istemem ama bazı hipodromlarda tarihin en kötü yarış anlatımlarına tanık olduğumuzu söyleyebilirim. Konsantrasyon sıfır!

O nedenle geleceği de düşünerek bu konuda yeni arayışlara girilmesinin zamanı bence geldi. Çünkü gerçekten bazı kardeşlerimin sesinden yarış dinlemek keyif olmaktan çıkmış durumda…!

Toplam 2 dakikalık bir yarış anlatımında 6-7 kere ‘değerli izleyiciler’ demenin manası nedir çözemiyorum! Hiç mi yabancı yarış spikerlerini seyretmiyorsunuz gençler?

Atların isimlerinin telaffuzuna ise hiç girmeyeceğim, maazallah oraya giren bir daha çıkamaz! Hakikatten insan bu kadar mı yaptığı işe ilgisiz olur inanılacak gibi değil!

İki; Yabancı Yarış Programı ile İdman Pisti programları maalesef artık kendini seyrettirmiyor. Çünkü bu programlara yeteri kadar özen gösterilmiyor. Başlattığımız gün neredeyse orada duruyor!

Konuşulanların içi boş, sürekli laf salatası… Doyurucu, bilgilendirici hiçbir bilgi yok. Oysa öyle mi olmalı?

Yurtdışı programlarını sunanlar yurtdışı yarışlarını çok iyi seyretmeli, çok iyi takip etmeli…

İdman pistini sunan gençler haftada en az 2-3 gün erkenden sahaya gelip saatçilerle vakit geçirmeli, tribünün tozunu yutmalı, ekranda anlatacağı atların hiç olmazsa bazılarını kendi gözleri ile takip etmeli ve daha doyurucu bilgiler vermeli…

Vaktinde Mustafa Sav yaparken nasıldı hatırlayın? Atların genel idman görüntüleri ve karakterleri ile ilgili bilgiler verirdi, ‘şu at tek başına galop yapmaz’, ‘şu at yanında at olduğu zaman daha iyi iş yapar’, ‘Şu ata kapalı Gözlük takmışlar o yüzden sprinti iyi olmamış, ‘şu atın gözlüğünü çıkartmışlar o yüzden rekor galop yapmış’ gibi pek çok detay verirdi.

Şimdi bunların hiç biri yok! Sadece kağıttan oku olsun bitsin! Ekrana bazen montajdan kaynaklanan yanlış bir at geliyor, maalesef arkadaşlarımız onu bile fark edemiyor! Çünkü atı tanımıyor! Koy Mustafa’yı bakalım fark edecek mi? Etmeyecek mi?

Üç; Üzgünüm ama bayan sunucu kardeşlerimi hiç beğenmiyorum. Geçenlerde Yasin Başkanla İzmir’de 20-30 saniyelik bir röportaj yapılıyor. Hanım kardeşim Başkanın ismini dahi elindeki kağıda bakarak söylüyor!

Bir de kıyafet meselesi var ki onu hiç sormayın! Ben modacı değilim, elbette bu işte racon kesmem doğru olmaz ama en azından standart bir izleyici olarak söylemeliyim ki; Türkiye’de en kötü giyinen bayan sunucular TJK TV’de… Kusuruma bakmasınlar, hiç biri tarz değil! Nurella yanlışlıkla bu hanımları görse terziliği bırakır!

 

Son DüzenlenmePerşembe, 18 May 2017 13:39

3 yorum

  • hidayet
    hidayet Cumartesi, 22 Nisan 2017 10:10 Yorum Linki

    kadı kızında bile sivilce olur.....

  • adnan tunç
    adnan tunç Perşembe, 20 Nisan 2017 10:59 Yorum Linki

    herkesi eleştiriyorsun da handikapör ne demek?handikaper degil mi

    Cvp: Galiba Handikaper...

  • Hakan Dilmen
    Hakan Dilmen Pazartesi, 03 Nisan 2017 16:57 Yorum Linki

    Yani iki kelimede Farklı Analizi sunan arkadaşlara etseydin... Sanırım onlar harikulade iş çıkarıyorlar...

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık