Menu

BAYRAM tadında bir GAZİ olmalı... Özel

Son yazımda paylaştığım bir cümleyi tekrarlayarak yazıma başlamak istiyorum;

Türkiye’yi yönetenlerin bize zarar vermesini ya da bir başka deyişle bizim hakkımız olanı bize vermekten imtina etmemesini sağlayabilmenin tek yolu; Yarış ve Yetiştiricilik Endüstrisini büyütmektir.

Bunun dışında ne yaparsanız yapın, ne kadar çok sosyal sorumluluk projesine imza atarsanız atın, camia olarak, sektör olarak, endüstri olarak istediklerinizi alamaz, derdinizi tam manasıyla anlatamazsınız!

*

Lafı şuraya bağlayacağım…

Endüstrinin büyümesinden sadece at sahibi ve yetiştirici sayımızın, yarış atı stokumuzun veya yarattığımız istihdamın artmasını anlamamak lazım.

Bunlar elbette ki büyümeli ancak ciromuzun ve doğal olarak izleyici yani yarışsever sayımızın da artması şart.

Çünkü yarışsever olmazsa at yarışı olmaz!

Çünkü Müşterek Bahis hasılatı büyümezse sektör de büyümez!

Oysa bizde böyle mi oluyor?

Maalesef hayır…

10 gün önce Amerika’nın Pimlico Hipodromunda Preakness Stakes koşuldu. Seyirci sayısı tam 140.327 kişi idi.

Birkaç gün önce koşulan Japon Derbisi ise Tokyo Hipodromunda koşuldu. Seyirci sayısı 123.779 kişi olarak ilan edildi.

Biri Amerika, diğeri Japonya’da 2 ayrı büyük yarışı toplam 264.106 kişi hipodromlardan canlı izledi.

Peki, bizim en büyük koşularımızı hipodromlarda kaç kişi izliyor?

Hemen söyleyeyim;

Renk’in kazandığı 2015 yılı Gazi Koşusunu 15.446 kişi,

Graystorm’un kazandığı 2016 yılı Gazi Koşusunu ise 10.954 kişi izledi…

Yani geçen sene Gazi Koşusunun seyirci sayısında bile % 30 düşüş oldu…

Bu üzerinde ciddiyetle durulması gereken önemli bir konu!

Elbette bunun, yani geçen sene büyük koşuyu izlemek için Veliefendi Hipodromuna gelen yarışsever sayısının azalışının ‘sektör dışı’ sebepleri de var.

Gazi Koşusunun Ramazan ayının sonlarına denk gelmesi, hava koşulları, ülkemizin yaşadığı Terör olayları ve şehitlerimizin olması, Gazi Koşusuna beklenen ilginin olmamasının önemli etkenlerinden bir kaçı…

Ancak bütün bunların yanında TJK’nın da yapması gereken şeyler var.

*

Mesela;

Son dönemlerde sosyal sorumluluk projelerine verilen önem kadar hipodromlarımıza gelen yarışseverlere de önem vermek, onlar içinde çeşitli kolaylıklar sağlamak ve değişik etkinlikler düzenlemek lazım.

Öyle ya; Özgecan Aslan unutturulmayacak tamam, atla terapi mutlaka devam ettirilecek bu da tamam ama ya yarışsever!

Unutulmasın ki; dışarıya dönük sosyal sorumluluk projeleri daha çok konunun muhataplarının ilgisini çekiyor ve mutlu ediyor. Oysa cebinden parası alınan yarışsevere kimse bir bardak su vermiyor!

Müşterek Bahis oyuncusunun hipodromlarda daha konforlu vakit geçirmesi, daha iyi hizmet alması ve ayrılırken de keyifli olarak ayrılması lazım. ‘Güzel bir gün geçirdim, yine gelmeliyim’ diye düşünmesi lazım.

Oysa gayet güzel bulduğum piknik alanı dışında (-ki o bölümde aslında işin müşterek bahis kısmıyla ilgilenmeyen aileler tarafından kullanılıyor) yarışseverin keyifli vakit geçirebileceği pek bir yer yok! Aldığı ekstra bir hizmet yok. En basiti arabayla hipodroma gelmek bile bir dert. Çünkü dışarıdaki otoparkı yarışseverlerden çok çevredeki servisler, taşımacılar, belediye vs kullanıyor!

*

Daha fazla uzatmadan lafı bağlayayım…

Önümüzde bir Gazi Koşusu var. Üstelik tarihte çok nadir görülecek şekilde Bayramın 1’inci gününe denk gelen bir Gazi Koşusu

Bu çok özel bir durum…

O nedenle bu günü çok iyi değerlendirmemiz, yarışseverleri son iki yıldan daha fazla sayıda Veliefendi Hipodromuna çekmemiz ve Gazi Koşusunu ‘bayram tadında’ yaşamamız lazım.

Bunun için TJK’ya büyük görev düşüyor.

Hem Bayramı, hem de Gazi Koşusunu unutulmaz bir şekilde yaşatmalı bizlere…

Veliefendi Bayram yerine dönmeli...

*

Kalın sağlıcakla…

Son DüzenlenmeSalı, 30 May 2017 18:37

5 yorum

  • Cem Ozturk
    Cem Ozturk Pazar, 04 Haziran 2017 20:33 Yorum Linki

    Gazi gunu hayatinda yarisa gelmemis yuzlerce kisiyi VIP de agirlayip, her gun yarislari takip eden kitleye suru muamelesi yaparsaniz daha da duser. VIP salonlarda viskilerini yudumlayanlarin asagidaki kitle umrunda bile degil, TJK ozellesmeden pasta buyumez.

  • naci demir
    naci demir Perşembe, 01 Haziran 2017 20:59 Yorum Linki

    Atların kalitesi her geçen sene düşüyor. 10-15 sene önceki atlar ayarında atlar pistlerimizde olsa kv koşamayacak atlar grup yarış kazanıyor. Dubai'den zaferle dönen Ribella ve onla birlikte bize seyir zevki müthiş yarışlar izleten Sabırlı bunun yanında Lukor Kaneko Kurtiniadis Trapper Bold Pilot gibi pistlerimizde efsaneleşen İngiliz atları yine aynı dönemin efsane arap atları Caş Yavuzhan Sergen onlardan sonra gelen Kafkaslı Turbo gibi gerçek sınıf atları sahalarda olmadan isterseniz 7 yıldızlı otel konforu sunun yarışseveri hipodromlara çekemezsiniz. Amerika'daki Japonya'daki hipodromlarda koşan açık yarış atları bu pazar Veliefendiye gelip koşsun o hipodrom hıncahınç dolar burdaki sözde açık yarış atlarını oraya götürsen toplam 250.000 kişinin gittiğini söylediğiniz hipodromlara 10.000 kişi bile gitmez. Fenerbahçe tribünleri bu sene bomboştu keza Galatasaray'ınkiler de öyle ancak Beşiktaş tribünleri hep doluydu işte bunların hepsi aynı sebepten. Uzaklara gitmeye gerek yok. Çözüm belli. Nerede bir güzellik varsa kalite varsa seyir zevki varsa seyirci oraya gelir hem de koşa koşa. bunu sağlamak için ilk yapılması gereken yarışçılığımızı bundan 10-20 sene önceki haline döndürmek. Gazi rekoru bu kadar gelişimie değişime rağmen 20 senedir kırılamıyorsa burada bir terslik var demektir.

  • seaside story
    seaside story Çarşamba, 31 May 2017 13:23 Yorum Linki

    15 sene önceki yemek yerleriyle şimdiki arasında ne fark var ?
    Hizmet kalitesini artırmazsanız nasıl olacak bunlar?
    At sahipleri nasıl artacak ,gelen her hevesli insanı sömürmeye yönelik bir düzen oluşmuş.
    İnsanların verdikleri paranın havaya gitmediğini kanıtlayan aracı bir yapı kurulması lazım.İnsanlar kendilerini güvende hissetmeli.

  • Rip Van Winkle
    Rip Van Winkle Çarşamba, 31 May 2017 01:04 Yorum Linki

    İşin bahis kısmı ile ilgilenmeyen insanımızın önüne bir futbol basketbol yıldızı gibi atlarımızı sunamazsak adlarını hafızalara kazıyamazsak bu aşkın ateşini yakamayız

  • metin kaçmaz
    metin kaçmaz Salı, 30 May 2017 20:54 Yorum Linki

    TJK 1950 den beri bahisçiyi sömürerek,ezerek,cebini boşaltarak kendi yaşam şansını kaybetmiştir.Mevcut iktidar zaten TJK yı kumar oynanmasının yolunu açan bir topluluk olarak görmektedir.Bahisçi için asıl bayram 01.01.2018 tarihidir TJK tarihin tozlu sayfalarına karışacaktır,bir daha ortaya çıkmamak üzere....... bu olayda bahisçi için tarihsel bir dönüm noktasıdır

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık