Menu

KOBALT ve ARSENİK Üzerine… Özel

Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz haber maalesef ki doping testlerinin pozitif çıkması. Özelikle kobalt ve arsenik ile ilgili yaşanan sıkıntılar nedeniyle siz değerli atçılarımızla bu yazıyı paylaşmak istedim.

Kobalt, doğada bulunan bir iz elementtir. Bu element, atların vücutlarında çok düşük miktarlarda bulunur. Atların bağırsaklarında bulunan organizmalar, fermentasyon prosesinde kobaltı kullanarak B12 vitamini üretirler. B12 vitamini de protein sentezi ile karbonhidrat ve yağ metabolizmalarında rol oynar. B12 vitamininin yapısına katılan kobalt, aynı zamanda kırmızı kan hücresi üretiminde de rol oynar. Yani, atların vücutlarındaki fizyolojik fonksiyonlarin yerine getirilebilmesi için kobalt gerekmektedir. Ancak yazının başında da belirttiğim gibi gerekli olan miktar çok düşük bir miktardır. Fizyolojik fonksiyonları yerine getirecek miktarın üzerindeki kobalt ‘doping etkisi’ yaratabilmektedir.
Kobaltın yarış atlarının performansları üzerine etkisi ile ilgili çalışmalar hala yürütülmekle birlikte bu konu ile ilgili bazı teoriler bulunmaktadır. Kobaltın doping etkisi, kırmızı kan hücreleri ve hemoglobin miktarında yarattığı artışa bağlanmaktadır.

Peki, kırmızı kan hücreleri, hemoglobin ve bunların performans üzerine etkisi nedir?
Vücutta hücreler ve buna bağlı olarak da organlar oksijen olmadan işlevlerini yerine getiremezler.  Kırmızı kan hücreleri ya da diğer adıyla eritrositler, vücutta oksijen taşıma görevinden sorumlu hücrelerdir. Bir at her nefes aldığında, alınan oksijen kırmızı kan hücreleri vasıtasıyla vücutta hücrelere taşınır. Hemoglobin ise kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve demir içeren bir proteindir. Kırmızı kan hücreleri, hemoglobin sayesinde oksijen taşırlar. Oksijen molekülleri hemoglobine bağlanarak vücutta hücrelere taşınır. Hemoglobinin diğer görevi de hücrelerde açığa çıkan karbondioksit moleküllerini alıp akciğerlere geri götürmektir.
Kobalta dönecek olursak; kobaltın kırmızı kan hücreleri ve hemoglobin artışına sebep olan etkisi solunum sırasında alınan oksijenden daha fazla yararlanılmasına sebep olur ve vücuda daha fazla oksijen taşınır. Yani, basite indirgemek gerekirse, ne kadar çok kırmızı kan hücresi ve hemoglobin varsa vücuda taşınan oksijen miktari da o kadar fazladır. Fazla oksijen de direkt olarak performans üzerine etki eder.
Kobaltın yarış atlarında kullanımı ile ilgili birçok çalışma yürütülmekle birlikte en önemlilerinden biri Amerika'da yarış atlarına kobalt enjekte edilerek yapılan çalışmadır. Bu çalışma, ilginç sonuçlar açığa çıkarmış ve kobalt kullanımında ne kadar dikkatli olunması gerektiğini gözler önüne sermiştir.
Çalışmada kullanılan atların kanlarındaki (serumda) kobalt miktarı, enjeksiyon öncesi ölçülmüş ve bu miktarın tüm atlar için 1 nanogramdan düşük olduğu tespit edilmiştir. Yazının başında da belirttiğim gibi normal olarak atların vücudunda bulunan kobalt miktarı çok düşüktür.
Çalışmanın devamında bu atlara damar içi yolla kobalt enjekte edilmiş ve yine kobaltın kandaki değeri düzenli olarak ölçülmüştür.
Damar içi kobalt enjeksiyonunu takiben kobaltın kandaki değerinin çok kısa sürede çok yüksek seviyeye çıktığı tespit edilmiştir.
Kobaltın yarılanma ömrünün (kandaki değerinin yarıya inmesi için gereken zaman), ortalama olarak 6,5 gündür.
Damar içi enjeksiyon yapıldıktan 10 gün sonra alınan kan örneklerinde kobalt miktarının 20-50 nanogram aralığında olduğu tespit edilmiştir.
Sizin de gördüğünüz üzere normalde bir atın vücudunda 1 nanogram bulunan kobalt, enjeksiyonun üzerinden 10 gün geçmesine rağmen hala normal sınırlara yaklaşamamaktadır. Bu da kobalt enjeksiyonu yapan at ilgililerinin ne kadar dikkatli olması gerektiğini belirtmektedir.
Peki, kobaltın yem ve yem katkı maddelerindeki durumu nedir?
Kobalt, atlar için kullanılan birçok yemde bulunur. Bu miktar iz miktardır ve doping etkisi yaratmaz. National Research Council'in raporuna göre atların diyetlerinde bulunması gereken günlük kobalt miktarı 1/2 miligramdır.

British Horse Racing Authority, yem katkı maddelerinin doğal yem kategorisinde bulunamadığını, bu yüzden de yarış günü kobalt içeren yem katkı maddelerinden kaçınılmasının daha sağlıklı olacağını belirtmektedir.

Racing Medication & Testing Consortium isimli kurum yayınladığı bildirge ile kobaltın ne oranda tespit edilirse doping olarak nitelendirilebileceğini ve ne ceza uygulanması gerektiğini belirtmiş, bu kurallar da birçok ülkede kabul edilmeye başlanmıştır. Bu bildirgeye göre:

• Mililitrede 25 nanogramdan fazla, 50 nanogramdan az kobalt tespit edildiği durumda;
Antrenör para ya da uyarı cezası alır,

At, kandaki kobalt değeri 25 nanogramın altına düşene kadar veteriner hekim kontrol listesinde tutulur.

• Mililitrede 50 nanogramdan fazla kobalt tespit edildiği durumda
Para cezası,

İkramiye kaybı,

Yarışlardan men cezası (15-60 gün),

At, kandaki kobalt değeri 25 nanogramın altına düşene kadar veteriner hekim kontrol listesinde tutulur.

*

Arsenik, doğada bulunan kimyasal bir element ve ağır metaldir, zehirleyici etkisi bulunmaktadır. İnorganik ve organik olmak üzere iki çeşidi vardır. Arsenik, doğada bulunur ve atların vücutlarında çok küçük miktarlarda tespit edilebilir.
Arsenik, yanlış kullanımında zehirlenmeye yol açabileceğinden kullanımı yarış atları için yasaktır. Az miktardaki dozunun pozitif doping etkisi yaptığına inanılan arsenik, fazla miktarda kullanıldığında negatif doping etkisi yaratır. Genelde atlarda kilo alımı için kullanılmakla birlikte asıl kullanım amacı uzman bir hekim gözetiminde leukaemia (losemi/kan kanseri)'nın tedavisi içindir.

İngiliz yarış otoritesine göre; 1 mililitre idrarda 0.3 mikrogramın üzerinde tespit edilen arsenik doping pozitif olarak kabul edilir.
Hong Kong Jokey Kulübü'ne bağlı laboratuar, Dünya'da atların idrarından arsenik tespiti yapan en güvenilir akredite laboratuar olarak kabul edilmektedir. Özellikle Yeni Zelanda ve Avustralya'da arsenik maddesinin bazı atlarda eşik değerin üzerinde bulunmasını takiben Hong Kong Jokey Kulüp Laboratuarı’na idrar ve bununla birlikte yem örnekleri de gönderilmiş ve gerekli testler yapılmıştır.

Peki, bu kadar olay ve bu kadar mağdur varken yapılması gereken nedir?

İlk olarak yapılması gereken yetkili kurumların bir araya gelerek doping bildirgesi hazırlamasıdır. Bu bildirge, atlarda kullanılan ve doping olarak tespit edilebilen tüm maddelerin isimleri, tespit süreleri ve tespit titrelerini kapsamalıdır. Daha sonra bu bildirge ile birlikte tüm at ilgililerine eğitim verilerek hataların önüne geçilmiş olur. Ayrıca bu bildirge her sene güncellenmeli ve güncellemeler ile ilgili de atçılar bilgilendirilmelidir.
İkinci olarak da atlar için kullanılan her türlü ilaç, yetkili kurumlar tarafından dikkatle kontrol edilmeli, belirli ilaçların satışı sadece veteriner hekim reçetesi ile yapılmalıdır.

Son olarak da diğer ülkelerde de uygulandığı üzere arsenik içeriğinin yüksek olduğuna inanılan her türlü örnek ve atların idrar örnekleri Hong Kong'a gönderilerek teste tabii tutulabilir.

 

Zeynep Özer
Veteriner Hekim

 

Son DüzenlenmePazartesi, 14 Ağustos 2017 15:59

1 yorum

  • Ethem
    Ethem Pazartesi, 14 Ağustos 2017 19:20 Yorum Linki

    Aydınlatıcı bi yazı olmuş ..
    Ellerinize sağlık.
    Yazıyı okurken beni düşündüren yarış otoritesi ne yapar ?!?
    Hiçbir çalışma yapmaz mı ?!?
    Açıkçası yarış otoritesi için görünen manzara çok kötü !!!

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık