Menu

TJK’da son durum… Özel

İmzalar atıldı, rahat bir nefes alındı. Türkiye Jokey Kulübü mevcut şartlar altında müşterek bahis oynatma yetkisini Bakanlık ve Varlık Fonu ile birlikte imzaladığı 3’lü protokolle bir sene daha elinde tutmayı başardı.

Başardı derken bunu TJK’nın büyük bir başarısı olarak gördüğüm için söylemiyorum. Evet, neticede Varlık Fonu yapılan bilek güreşinde mağlup edilmiştir ama ortada dünden bugüne elde edilmiş farklı bir kazanım da yoktur. Durum stabil halde tutulmuştur. Yoğun bakımdan çıkılmış, odaya geçilmiş ama hasta henüz taburcu edilmemiştir. Dün ne sorun varsa bugün de aynı sorunlar Kulübün önünde durmaya devam etmektedir.

Başarı yok derken, bir başarısızlıktan söz etmek de elbette mümkün değildir. En azından Kulübün öngörüleri tutmuştur. Sonucun buraya geleceği tahmin edilmiş, gösterilen sopalardan korkulmamış, camia içi ilişkiler dengede tutulmuş, %2 salvoları atlatılmış, sektörü ekstra bir külfetin içerisine sokabilecek bir sözleşmeye de imza atılmamıştır.

Dolayısıyla 1 yıllık uzatmanın başarı ya da başarısızlık olarak değerlendirilmesi kanımca yanlış olur. Ben bundan sonraki sürecin bundan öncekinden çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Hiç kimse bir sene sonra karşısında aynı pozisyonda bir Varlık Fonu olacağını düşünmesin!

Herhangi bir konuda ciddi bir başarısı olup olmadığını pek de bilemediğim Fonun bugün için çabaları cılız ve yetersiz kalmış olabilir. Ama 2018’in sonunda da aynı şekilde olacak diye bir kural yok. Bugün çok da gönüllü olmadan üçlü protokole imza atan Fon Yönetiminin, edindiği tecrübeyle seneye çok daha farklı bir pozisyonda Kulübün karşısına çıkması sürpriz olmaz. Bugün TJK’nın alternatifini bulamamış olması, seneye de bulamayacağı anlamına gelmez. Dolayısıyla TJK’nın bundan sonraki süreçte çok akıllı hareket etmesi, çok iyi bir strateji belirlemesi, bu işin bir parçası olarak kalmak istiyorsa, adımlarını ona göre atması lazım. Bu konuda ileride söyleyecek çok sözüm var.

Ama bugün için söylemek istediğim en önemli şeylerden biri; TJK ve Dernekler arasındaki ilişkilerin güçlü bir şekilde geliştirilmesi, Kulübün bazı konularda Derneklerle paylaşımcı olması, ikincisi ise Şubat ayında yapılacak olan kongrede TJK’yı yönetmeye talip olan Başkan adaylarının çok ama çok iyi kadrolarla bu işe talip olmasıdır.

TJK Yönetimlerinin bundan sonraki zorlu süreçte sadece Başkan seviyesinde değil, tüm Yönetim Kurulu olarak her konuda çok aktif olması, çok çalışması ve çok ciddi mesai ayırması gerektiği ortadadır. Bu dönem Başkan ve Profesyonel kadronun yoğun gayretleri ile atlatılmıştır ama daha güçlü ve aktif bir Yönetim Kuruluna ihtiyaç olduğu da ortadadır. Kongrenin hemen ertesi günü yıl sonunda karşılaşılabilecek muhtemel tablolar dikkate alınarak adeta bir seferberlik başlatılmalı, mevcut durumu çok daha avantajlı bir hale getirebilecek stratejiler üretilerek, artı sonuçlar alınabilecek hamleler yapılmalıdır.

 

Son DüzenlenmeSalı, 02 Ocak 2018 15:38

1 yorum

  • ü.cuma
    ü.cuma Salı, 02 Ocak 2018 23:45 Yorum Linki

    BRAVO ATAHAN ZİLCİOĞLU.YAKIN TAKİP EDEREK BİLGİ AKTARIMI VE GÖRÜŞLERİNİZDEN DOLAYI TEŞK.EDİYORUM. ÖZEL RİCAM BİRKAÇ GÜN ÖNCE BERKALP VE GÖRGÜNCANIN YARIŞTAN ÇIKMASINI NASIL DEĞERLENDİRİYOSUNUZ.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık