Menu

Skandal karar ve gelişmeler… Özel

Adana Komiserler Kurulunun 11 Şubat 2018 Pazar günü koşulan KV-8 M. F. Dinkçioğlu koşusunda verdiği skandal karardan sonra bir yazı yazmış ve ‘Yarışları değil, Komiserleri değiştirmek lazım’ başlıklı bu yazımda, özetle şunları söylemiştim;

  1. Yarışın değiştirilmesi ağır hatta yanlış bir karar, bu yarış değişmemeliydi.
  2. Halis Karataş’ın protesto için telefonla Komiserler Kurulunu aramasında etik açıdan hiçbir sıkıntı yok.
  3. Engin Bekiroğulları özelinde antrenörlerin sosyal medya hesaplarını bu tip konularda kullanmasını şık bulmuyorum.

Bana göre yaşanan olayların özeti böyle idi ve başka da bir şey yazmaya gerek yoktu. Ancak 17 Şubat 2018 Cumartesi günü Tay Tv’de değerli dostlarımın yer aldığı Son Düzlük Programını izledikten sonra bu konu hakkında biraz daha yazıp çizmek gerektiğini düşündüğüm için fikrimi değiştirdim.

Yazı yazma ihtiyacı, programdaki dostlarımın fikir ve düşünceleri ile ilgili değil. Hepimiz her konuda aynı şekilde düşüneceğiz diye bir durum yok. Kaldı ki bu konunun bazı noktalarında farklı düşündüğümüz de kesin. Benim bu yazıyı yazma ihtiyacı duymamın esas sebebi, programda bize aktarılan ve benim de bu sayede ilk kez duyduğum bazı önemli noktalar…

Bunlardan biri; sevgili Halis’in Komiserler Kurulu Başkanı Ömer Akmaz’a protesto çekildikten sonra telefon etmiş olması… Bu benim Son Düzlüğü seyrettiğim zaman öğrendiğim bir detay… Böyle olduğunu bilmiyordum. Önceki yazımda bu telefon meselesi için “jokeyler bazen yarışın değişmeyeceğini, zaten normal şartlar altında da o yarışı kazanamayacaklarını bilseler dahi, kendilerine ısrarla faul yaptıklarını düşündükleri meslektaşları aleyhinde kendilerine yapılan faulü hakemlere daha iyi gösterebilmek ve hatta meslektaşlarının ceza almasını sağlamak için’ protesto çekilmesini isteyebiliyorlar. Belki bu olayda da böyle bir durum olmuştur, bilemiyorum. Ama yinede bence bunda da etik dışı bir durum yok. Bunların tamamı yönetmeliklerle tanınmış haklar. Dolayısıyla şayet doğruysa Halis’in hakemlere telefon açması ya da ısrarla protesto çektirmesi bana göre ‘etik’ açıdan çok fazla tartışılacak bir durum değil” demiş ve yazımı şu cümle ile bitirmiştim “Bunun dışında çok daha farklı bir şey varsa, onu da öğrenirsem elbette sizlerle paylaşırım.”

Farklı bir şey varmış! Ben protestoyu Halis’in çektiğini düşünmüştüm ama öyle değilmiş! Protestoyu Hasafet’in antrenörü olan kardeşimiz çekmiş. Halis de protesto çekildikten sonra ve hakemler henüz kararını vermeden önce hakem heyetini telefonla aramış! Bana göre ikisi aynı şey değil! Halis’in zaten protesto çekildikten sonra Ömer beyi arayıp ‘Hocam kurallar mı değişti’ mealindeki sözleri etik açıdan kesinlikle tartışmaya açıktır. Evet, kurallara uygundur ama etik midir, değil midir, tartışılır! Çünkü olay zaten Hakem heyetine havale edilmiş!

Şayet protesto reddedilmiş olsaydı, Halis’in yarıştan sonra aynı telefonu açıp, aynı sözleri söylemesine hiçbir lafım olmazdı. Oysa hakem heyeti henüz karar bildirmemiş, yani Halis’in ‘kuralların değişip, değişmediğini’ hatırlatmasını gerektiren bir eylem yok ortada!

Peki, o halde Halis bunu neden yapmış olabilir? Sebebi çok açık… Çekilen protestonun arkasında daha güçlü bir şekilde durabilmek ve sonucun değişmesine katkı sağlayabilmek için… Bunun a’si b’si yok… Aslında Ömer beyin telefonda Halis’e ‘Hayırdır Halis, sen bizim kuralları bilip bilmediğimizi mi test ediyorsun? Daha kararımızı vermiş değiliz. Neden bu soruyu sormaya ihtiyaç duydun’ demesi gerekirdi. Anlıyoruz ki bunu dememiş! Şampiyon jokeyin kuralları kendisine hatırlatmasından rahatsız olmamış!

Toparlayacak olursak; Halis’in protesto çekilmesini istemesinde, kendisinin protesto çekmesinde ve bunun için gerekiyorsa hakem heyetini kendisinin aramasında hiçbir sakınca yok. Bu en doğal hakkı… Aslında antrenör tarafından protesto çekildikten sonra hakemleri aramasında da herhangi bir kural hatası bulunmuyor. Buna da bir yasak konulmuş değil. Ancak ikinci durumda, yani protesto çekildikten sonra hakemleri aramasında ‘etik’ açıdan bence kesinlikle tartışılabilecek bir durum var. Buna ‘yoktur’ diyenlere katılmam. Etik ‘doğruyu, yanlışı’ tanımlamaya çalışan bir felsefe dalıdır ve bunların çoğu yazılı kurallar değildir. Dolayısıyla kurallara uygun olan her davranış etik olmayabilir. Bu da tartışılabileceği anlamına gelir. Benim kendi kanaatim, protesto çekildikten sonra Halis’in hakem heyetini araması etik olmamıştır. Engin Bekiroğulları’nın da buna ‘alınmaya’ yerden göğe kadar hakkı vardır. Bu konu muhatapları arasında bir durum olmakla birlikte, ortada etik bir tartışmanın olup olmaması gerektiği konusuna katkı yapabilmek adına bunları söylüyorum.

Gelelim ikinci konuya…

Jokey Özcan Yıldırım ‘söz hakkı’ isteyerek canlı yayına bağlandığında Ömer Akmaz hocanın kendisine ‘bundan sonra jokeylerin telefonlarını bağlatmayacağım’ dediğini söyledi’. Şimdi hocaya sormak lazım ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu’ diye… Madem bu bir hak ve etik açıdan da tartışılmayacak bir durum, peki o zaman neden bir daha jokeylerin telefonları bağlanmayacak sayın Hocam?

Ömer hoca kusura bakmasın ama bu durum padişahı parmaklayan soytarıya sebebi sorulunca ‘valide sultan’ zannettim demesi’ gibi bir şey! Bu laf, yani ‘bundan sonra jokeylerin telefonlarını bağlatmayacağım’ demek, bana göre resmen ‘Halis beni aradı, ben kararımı bu telefondan sonra vermiş oldum, bak şimdi başım ağrıyor, rahatsız oldum, bir daha bunu yapmam demek’ değil de nedir?

Yapılan iş doğruysa ve hoca etkilenmeden kararını verdiyse neden var olan bir hakkı bundan sonra kullandırmayacağını söylüyor? Olacak iş değil…

Bu iki konunun dışında da aslında çok şey yazılıp söylenebilir. Ayrıca kişisel olarak benim hiçbir hocamızla alıp veremediğim bir şey de yok! Ama genel anlamda şunları da bir kere daha söylemek istiyorum ki; maalesef yarış hakemlerimizin büyük bölümü işinin ehli değil. Bunun YKK da farkında… O yüzden de bir komite kuruluyor. O yüzden mevcut hakemlere yurtdışından gelecek hakemler tarafından eğitim verilmesi planlanıyor. O yüzden kısa süre içerisinde hakemlik sınavlarının yeniden açılması gündemde… Yani yaşananların herkes farkında…

Türk yarışçılığı gelecek dönemde daha iyi, yurtdışını daha iyi takip eden ve at yarışının ruhunu daha iyi hissedebilen hakemlerle yönetilmek zorunda. Yıllık cirosu 5 Milyar TL’yi geçen bir sektör, Bakanlık yöneticileri ve memurlarının günde 300 TL harcırahla çalışacağı bir ‘ek iş’ olmaktan mutlaka çıkartılmalıdır.

Elbette mevcut hakemler içerisinde devam edilmesi gerekenlerde var. Ama bunların sayıları çok az. ‘Kendi içerisinde tutarlı kararlar vermek’ tek başına yeterli bir durum değildir. ‘Yeter ki tutarlı olsun, gerekirse yanlış olsun’ diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Kararlar hem doğru ve vicdanlı olacak, hem de tutarlı olacak. Sen kulvar değiştirmeyi görmüşsün eyvallah ama değişmeyecek bir yarışı değiştirmişsin! Yarışseveri yakmışsın! Yani verdiğin kararın yarısı doğru, yarısı yanlış! Hasafet zaten yarışı kaybetmiş! Ver Özcan’a gün cezası ama yarışı değiştirme! Çünkü atın da,  ilgililerinin de, yarışseverin de hiçbir suçu yok! Hepimiz için elbette en önemli şey jokeylerin ve atların sağlığı… Bu konuda en sert cezaları uygula. Ama şunu bil; yarışı değiştirip/değiştirmemek yapılan faulü ortadan kaldırmıyor! Onun sonuçları farklı, diğerinin sonuçları farklı!

Özcan’a bu hareketinden dolayı ceza vermek başka bir şey, yarışı değiştirmek ayrı bir şey! Bin kere anlattık… At Yarışlarını icat eden İngilizler de böyle yapıyor. Kanun ve tüzüklerini örnek aldığın Fransızlar da böyle yapıyor! Ama senin bunlardan haberin yok. Merak etmiyorsun, takip etmiyorsun! Kendin kapalı devre, üstelik Türkiye’deki diğer hakem kurullarını da önemsemiyorsun! İstanbul’da değişmeyen benzer bir yarış bir bakıyorsunuz Adana’da değişiyor. Bu yazıyı okuyan herkese soruyorum; hangi hakem heyeti haklı? Hangi hakem heyeti daha iyi? Ömer Hoca diyor ki ’Ben kuralları uyguluyorum, yönetmelik böyle emrediyor’. Peki, o zaman İstanbul Komiserler Kurulu yönetmelik tanımıyor demek ki! Neden hala orada oturuyorlar? Sil baştan hepsi değiştirilsin! Öyle ya Ömer hoca haklıysa, İstanbul’daki hocalar hatalı… Ömer Hoca da YKK’yı arasın, o da YKK Başkanına ‘Başkanım kurallar mı değişti’ diye sorsun!

Bu arada Ömer Hocaya bir sorum daha var. Madem Hasafet yarışında sıkıntılı bir durum var, neden daha Halis atıyla pistten geri dönmeden, henüz eyerleme mahalline gelmeden, kendiniz heyet olarak Resen Protesto çekmiyorsunuz? Neden Halis’i bu durumdan kurtarmıyorsunuz? Öyle ya, Bitcoin aynayı geçtiği an çekin protestoyu, anlayalım sizin bir kural hatası gördüğünüzü… Bunu neden yapmıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz! Neden Halis’i protesto çekilmesine rağmen sizi aramaya mecbur ediyorsunuz?

Bakın Halis de sizin o yarışı ‘değiştirmeyebileceğinizi’ adı gibi biliyor. Değiştireceğinize yüzde yüz inansa neden sizi arasın? Adam bu işin piri, kitabını yazmış. Dünya çapında bir jokey olmasının yanı sıra çok da zeki bir adam. O da size güvenmiyor. O nedenle arıyor. Hatta ‘daha kararınızı vermeden önce size kuralları dahi hatırlatıyor!’. Öyle oluyor değil mi Ömer Hocam? Maalesef öyle oluyor…

Son olarak değinmek istediğim bir husus da; koşunun son 200 metresinden veya düzlük dönüldükten sonra kulvar değiştirilemeyeceği konusu… Bu konuda iddialı konuşamam. Böyle bir kural var mı bilmiyorum. Bildiğim buna benzer bir tek kural var, o da şu; “Binici, bindiği atın sağrısı ile arkasındaki atın burnu arasında en az iki at boyu fark olmadan kulvar değiştiremez’. Dolayısıyla şayet bu kuralın dışında son 200’den sonra veya düzlük dönüldükten sonra kulvar değiştirilemez diye bir kural yoksa, bu start çıkışı hariç yarışın diğer her yerinde 2 at boyu fark gözetilerek kulvar değiştirilebilir anlamına gelir. Bence bu konuyu da ileride irdelemekte fayda var.

Yazdığım konularla ilgili lütfen sizde düşüncelerinizi paylaşın. Yazının altına yorumlarınızı mutlaka bekliyorum. Medeni ve birbirimizin fikirlerine saygı duyacak şekilde tartışmayı sürdürelim…

Son DüzenlenmeCumartesi, 17 Şubat 2018 21:03

24 yorum

  • mmnckrgl
    mmnckrgl Salı, 20 Şubat 2018 18:23 Yorum Linki

    Protesto çekme haklarını kullanmaları dışında, jokey ya da antrenörlerin hakem heyetini araması bana doğru gelmiyor.. Eğer gerekli görürse hakem heyeti jokeyin görüşünü alabilir. Halis abi hata yapmıştır. Olması gereken Özcan'ın cezalandırılması ve yarışı Bitcoin'in kazanmasıdır. Ama yukarıda bir arkadaşımızın yazdığı gibi Özcan da bu işin kurdu olmuş, bu tarz faulleri sürekli yapıyor ve çoğu zaman protesto bile çekilmiyor. Halis abi hakkını aramaya çalışmış. Neticede suçun büyüğü Hakem Heyetine yükleniyor.. Halis abiyi bu duruma düşürmeden, telefona ihtiyaç duymadan kararını vereceksin arkadaş.. Ona ayrı, buna ayrı, İstanbulda başka, Adanada başka olmayacak.. 22 yıldır at yarışı oynuyorum, bahisçinin yıllardan beri şikayetçi olduğu olay ancak Engin Bekiroğlu şikayetçi olunca gündeme geldi.. o da kendi adıma daha acıklı bir durum.. Bu arada yorum yazan arkadaşlardan bir tanesi Ascottaki bir protesto sonucu linkini yayınlamış, süperdi.. keşke bizde de böyle olsa..

  • mmnckrgl
    mmnckrgl Salı, 20 Şubat 2018 17:55 Yorum Linki

    Protesto çekme haklarını kullanmaları dışında, jokey ya da antrenörlerin hakem heyetini araması bana doğru gelmiyor.. Eğer gerekli görürse hakem heyeti jokeyin görüşünü alabilir. Halis abi hata yapmıştır. Olması gereken Özcan'ın cezalandırılması ve yarışı Bitcoin'in kazanmasıdır. Ama yukarıda bir arkadaşımızın yazdığı gibi Özcan da bu işin kurdu olmuş, bu tarz faulleri sürekli yapıyor ve çoğu zaman protesto bile çekilmiyor. Halis abi hakkını aramaya çalışmış. Neticede suçun büyüğü Hakem Heyetine yükleniyor.. Halis abiyi bu duruma düşürmeden, telefona ihtiyaç duymadan kararını vereceksin arkadaş.. Ona ayrı, buna ayrı, İstanbulda başka, Adanada başka olmayacak.. 22 yıldır at yarışı oynuyorum, bahisçinin yıllardan beri şikayetçi olduğu olay ancak Engin Bekiroğlu şikayetçi olunca gündeme geldi.. o da kendi adıma daha acıklı bir durum.. Bu arada yorum yazan arkadaşlardan bir tanesi Ascottaki bir protesto sonucu linkini yayınlamış, süperdi.. keşke bizde de böyle olsa..

  • At Sahib
    At Sahib Salı, 20 Şubat 2018 15:27 Yorum Linki

    Her kim olursa olsun, hiç bir şekilde komiserlere telefon açmamalı.... Eğer komiserler gerek duyarsa zaten ara sorar ya da yanına çağırır.... AT YARIŞLARI MODERN TOPLUMLAR İÇİN İHTİYAÇDIR...... Ne güzel demiş .....Modern Toplum.... Haklıda olsan, haksızda olsan komiserleri arayamazsın.... Kim olduğun ve ne maksatla aradığının hiç bir önemi yok......Eskiden ayrıcalıkların kimlere ve nasıl yapıldığınıda arada bir yazmak lazım..... Birazda oradan dinleyelim.........Işıkların Grup yarış öncesi sönmesi, bazı torpilli atların bu süreçde eğerleme bölümüne uyduruk sebeplerden dolayı alınmaması......vs vs vs.....

  • orhun
    orhun Pazartesi, 19 Şubat 2018 13:21 Yorum Linki

    GELELİM iyi jokey özcan yıldırım a. ekürün avantaj saglamış sana, ata hakım olmuşsun büyük ihtimal kazanacaksın. en kötü baş boyun kaybetceksin, ne gerek var daraltıyorsun?? amacın ne? herşey istedin gb, son metreler, neden?? hani biz diyoruz ya bu yarış degişmez, o degişmedi bu degişirmi??. yok komserler hatalı falan,,,,, bir bayide amerika yarışlarında faul oldugu zaman yarışın degişecegini butun yarış sever nasıl biliyorsa,, türkıye de de bilsin. bir standart tabıkı de olsun....( AMERİKADA HANGİ HİPODROM OLURSA OLSUN TEMAS, START CIKIŞI DAHİL KULVAR DEGİŞİKLİGİ DERECE DEGİŞİKLİNLE SON BULUR) gelelim komserlere yok degişirmiş.yok hatalılarmış,,bırakalım bunları, ilk önce jokey ler düz gitsin...... butun iş komserlere kalmasın.. ,karataş yarışın degişmesi için araması,elinden geleni yapması, sonuna kadar hakkıdır, ortada bir mücadele vardır, özcan yıldırımın senede bunun gb 20 tane yarışı vardır,,hiç biri degişmemiştir,protesto çıkmasına ragmen,, bizler bunlara alıştıgımız için, bu tepkılerı verıyoruz.. madalyonun öbür yuzunede bakmak lazım,, yarışta faul varmı? var.. degişirmi degişmez? bence mantıksız,,, genel olarak kanı,böyle yarışlar degişmiyordu bu zamana kadar bundan sonra degişsin......at göstermeler bitsin kapatmalar bitsin görüntü kirliligi kalksın..........

  • Hakan Dilmen
    Hakan Dilmen Pazartesi, 19 Şubat 2018 12:22 Yorum Linki

    Atahan, camiayı yıllardır izliyorum... 20 yılı aşkın zamandır. Gördüğünü söylüyor, yazıyorsun. Yine de barınıyorsun, tebrik etmek lazım seni, sana destek olanları. Yalnız diğerlerine ……. şunu söylemek istiyorum, ekranda izlerken beni kusturmaya kastınız mı var kardeşim. Kesin artık şu saçmalığı. Hafta sonu mevzu bahis programı izlemedim, yıllardır izlemediğim gibi... Ama konuyu özetlemişsiniz. Kendisine yakışanı yapıyor herkes ve bizlerde kime neyin uyduğunu iyi biçiyoruz. Yazık. Konuya ilişkin genel değerlendirmem diğer yazınızın altında idi. Burada ki yeni duruma tek ilavem, sizi de destekler mahiyette, protesto çekilmiş bir koşu için Halis'in araması etik olmamıştır. Ama bu ülkede bu işler, diğer işler gibi laçkalaşmış maalesef. Bu seviyede olduğunu, hatta jokeyin komiserleri protesto için aradığını dahi bilmiyordum. Bana göre koşu biter, jokeyin talebi, antrenör ve at sahibinin dahli ile protesto atın jokey dışındaki ilgilileri tarafından çekilir. Ben böyle uygulanıyor sanıyordum. Meğerse bu işerinde çoktan … çıkmış. Engin Bekiroğullarının sosyal medya kullanmasını ve bu gibi gelişmeleri yazıyor olmasını ilk yazınızın altındaki yorumumda doğru bulduğumu söylemişti. Şimdi anlıyorum ki, o gün Engin Bekiroğulları bu düşüncesini sosyal medya üzerinden paylaşmasa, bir dolu …. halının altına süpürülecekti. Şimdi daha fenasını yapmışlar, ağızlarına yüzlerine bulaştırmışlar. Şaşırdık mı, tabi ki hayır... Hadi o şarkıyı söyleyelim... Havasına, suyuna, taşına toprağına, bin can feda bir tek dostuma... hadi eşlik etsenize... Sevgilerimle sana sevgili ATAHAN...

  • turfist
    turfist Pazartesi, 19 Şubat 2018 11:07 Yorum Linki

    Kritik soru şu bence: çekilen protesto sonrası; söz konusu telefon görüşmesinin komiserlerin karar aşamasında mı gerçekleştiğidir.
    Cevap evet ise durum düşündürücür.
    Hayır ise daha da düşündürücür. Ortada adalet dağıtması beklenen bir kurul vardır ve her iki jokeyi de ivedilikle dinlemiş olmuş olması gerekirdi.
    TV ekranlarında saatler boyunca konuşmak, tarafların hakem heyetine vermiş olmaları gereken ifadelerini almak ne işe yaradı?
    Bir yarışsever olarak hakem heyetinin otoritesini göstermesini beklerdim. "Kurallar mı değişti ?" sorusu bile hakem otoritesinin yok sayıldığının göstergesidir.

    Yarışçılık tarihleri bizimkinden yüzyıllarla ifade edilecek kadar eski olan ülkelerdeki durum ise şu:
    https://www.youtube.com/watch?v=7pOhP_N_smc

  • Cemal kaya
    Cemal kaya Pazar, 18 Şubat 2018 15:45 Yorum Linki

    Atahan bey,dakka1 gol 1:))kekecbey. Jökeylere de ağır cezalar verilmesi lazım kasıtlı fauller çok fazlalasti..

  • Cemal kaya
    Cemal kaya Pazar, 18 Şubat 2018 14:28 Yorum Linki

    Şimdi kimse kusura bakmasın bu iş medyetik olmaya başlamış.sorun hakemlerin kanatlarındaki tutarsızlıklar.futbolda da aynı olaylarayni pozisyonlara farklı karar ve kartlar sonucunda spor programlarında bol bol malzeme konusu..o kadar medya tartışmasına rağmen futbolda değişen birşey yok.neden??hakemler korkuyorum,kimden korkuyor ?seyirciden,milletvekilinden,bakandan,validen kulüp başkanından vs..gelelim at yarısına,bizim hakemlerin sen de bir şeylerden korktuğu kesin..at sahibi,jokey,antroner. Vs...protesto ret,devam ne şiş yansın ne kebap ...olan kuponu yatan yardımsever ile kosuyu kaybeden emeği calinan atcilara oluyor..özetle. Bizim ülke olarak bakış açımızdan kaynaklanan sorunlar bunlar..herkes kazanmak istiyor.nasıl olursa olsun ETİK veya etik olmadan...ülkede bu her yerde ..sokakda meclisde her yerde önce ülkenin insanının etik değerlerini onarmak lazım..bunun su aşamada mümkün olmadığı açık...çözüm bizim hakemleri düzgün,karakterli kişilerden seçmek ve kuralları uygulamak..çünkü at yarışı hakemliği çok kolay...tekrar tekrar kararını izle kural neyse uygula..Atahan bey bu konunun üzerine medya olarak biraz daha giderseniz bu hakemler düzeltmek zorunda kalırlar..kimse yazmaz cizmesse bu hakemler kafalarına göre hareket etmeye devam ederler..en büyük yarissever bizim tepkimiz ve sesimiz olmanız lazım..

  • Tevfik
    Tevfik Pazar, 18 Şubat 2018 12:05 Yorum Linki

    "deveye sormuşlar neren eğri,cevap vermiş nerem doğruki",atyarışları otoritesi,kendi kanun,tüzük ve yönetmeliğini,tjk,kendi kanun,tüzük ve yönetmeliğini,"ben buranın patronuyum,ben yaparsam doğrudur"mantalitesi içine uyguluyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir.Komiserler,kendi yönetmeliklerini,tjk idarecileri "sabit ganyan bayiliği yönetmeliğini",Tarım bakanlığı "aşım" ile ilgili kendi yönetmeliğini "takdir"hakkım diyerek hukuka aykırı kullanıyorsa,artık"tuz kokmuş" demektir.Ama unutmayalım brigün hak tecelli eder ve "keser döner sap döner,gün gelir hesap döner".Yazınız ve yürekliliğinizden ötürü sizi kutluyorum Atahan bey,Saygılarımla.

  • Dobrada
    Dobrada Pazar, 18 Şubat 2018 11:12 Yorum Linki

    Cantınaz dünkü program için yine emrivaki şekilde Son nokta bugün de “Son Düzlük”te konuluyor...HALİS KARATAŞ , Hasafet/Bitcoin yarışı sonrasında yaşananları detaylarıyla paylaşacak...Ortaya atılan “ETİK ” tartışması Adana Komiserlerinin değerlendirmeleri ile son buluyor... demiş. Niyetini peşinen ortaya koymuş. Hiçbir nokta konmadığı gibi olay dahada tartışılır hale geldi. Etik tsrtışması komislerin ifadesi ile bitmez arkadaşım. Etik tsrtışması karataş ile başladı. Sinir oluyorum bu buyurganlığa.

  • Ahmett
    Ahmett Pazar, 18 Şubat 2018 10:39 Yorum Linki

    Merhaba Atahan abi senin gibi objektif insanlari gördükce gercekten mutlu oluyoruz.Ben Kurallarin Halis Karatas a uygulandigini cok az gördüm.kesinlikle bu konuda kendisi ayricaliklidir.bana bunu kimse anlatamaz cünkü 20 yildir bizde takip ediyoruz.Daha cok degil 14/02 tarihinde Obrada ile bariyer dibinde Yelyaranin yikilmasina neden oluyordu.Hani nerde komiserler? Nasil yaris bakiyorlar? Komiser raporlarinida inceledim olayla ilgili hicbirsey yok ihtar bile cikmamis hal böyle olunca insanin aklina binbir tane düsünce gelmezmi ?Atyarislarinin temiz yönetildigıni düsünmüyorum.Hasafet Bitcoin yarisi degisirmi? Halis Karatas o yarista Hasafetle Bitcoini gecebilecegini söylemis gercekten bukadar büyük tartismasiz türkiyenin en iyi jokeyi kendini bu durumlara düsürmesi kariyerine hic yakısmıyor.

  • Yasin boztepe
    Yasin boztepe Pazar, 18 Şubat 2018 02:36 Yorum Linki

    Valla bravo, birileri tercüman olsun.

  • İsmail Yılmaz
    İsmail Yılmaz Pazar, 18 Şubat 2018 02:20 Yorum Linki

    Özelden size yazmıştım yine Adana Bickinbey yarisi. Böyle yarış değişmez ama olan bize oldu.

  • Ali Bilgin
    Ali Bilgin Pazar, 18 Şubat 2018 01:48 Yorum Linki

    Atahan Bey slm , kısmen katılmadığım konular var yazdıklarınız da , jokeye ceza verilsin , yarış değişmesin anlaşılır değil , Özcan Yıldırım’ı konu dışına çıkarmışsınız ( en önemli konu yazınızda yok , komiserlere gidip gün pazarlığı yapmak çok mu etik , Halis Karataş faul yapılan ata binmesine rağmen bir gömmediğiniz kalmış , jokey kamçı vurmaktan ceza almıyor , favori olan atın kazanmaması için önünü kapatıyor ( kazanır , kaybeder , sen yolunda git , o zaman herkes görür , atın gücü var mı yok mu , kestirip atıyor herkes kaybetmişti zaten neden yarış değişiyor diye ) Saygılar

  • dobracı
    dobracı Pazar, 18 Şubat 2018 00:46 Yorum Linki

    20 küsur yıldır at yarışlarının bahis kısmına katılan biri olarak son protesto çekilmesi olayıyla ilgili yazılanları,yorumları okuyunca attığım kahkahaların sonu gelmiyor yahu beyler,arkadaşlar,efendiler siz neden bahsediyor neyi anlatıyorsunuz. Türkiyede at yarışlarında her türlü ali cengiz oyunu oynanmaktadır. Bu alavare ve dalaverenin içinde at sahipleri,antrenörler,jokey ve aprantiler, hatta komiser kurulu üyeleride vardır.

  • Mustafa Çakar
    Mustafa Çakar Cumartesi, 17 Şubat 2018 23:39 Yorum Linki

    Sanırım hakemler ile birlikte yönetmelikleri de değiştirmek lazım. Protesto çekildiğinde suçlanan jokeyin ve faule uğrayanın gerekirse de yarıştaki diğer jokeylerin kurula verdikleri ifadelerini yayınlamak da şeffaflık açısından önemli diye düşünüyorum. Komiserlerin bu işe uygun eski antrenör ve/veya jokeylerden de mahalli komiserler kurullarında en az bir kişi bulunmalı. Size katılıyorum H.Karataş' ın protestodan sonra kurulu araması yanlış olmuş. Ama Ö.Yıldırım seviyesinde jokeylerin de bu kadar savruk at binmesi kabul edilemez. Sonuçta her şey tam bize göre gelişmiş.Türk işi yani.

  • Umut Hepsağ
    Umut Hepsağ Cumartesi, 17 Şubat 2018 22:33 Yorum Linki

    Tebrikler...Gönüller’e tercüman olmuşsun.at yarışı medyasında senin gibi tarafsız kişilikler olmasını görmek çok güzel.

  • Mehmet Söğüt
    Mehmet Söğüt Cumartesi, 17 Şubat 2018 22:31 Yorum Linki

    Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. 1 eksik veya 1 fazla olmasının pek önemsenmeyeceği bir yarışseverim. At yarışlarına ilgi duymaya başladığım günden beri Halis Karataş benim için yaşayan bir efsaneydi. Hatta yarışları sevmemin de bir nedeniydi. Onun at üzerinde izleyebilildiğim için kendimi şanslı hissediyordum. Hissediyordum diyorum, çünkü büyük hayal kırıklığı yaşadım.

    Halis Karataş’ın mesleki kariyerini ve başarıları tartışmaya kapalı bir konudur, bu konuya hiç girmeyeceğim ama onu özel kılan asıl şey, sportmenliği, centilmenliği ve yaşantısıyla örnek bir insan olmasıydı ve bu konu maalesef çok kırılgandır. Efsane olmanın en zor yanı sanırım hem mesleki başarıyı hem de gönülleri kazanmada zirveye oynamak olsa gerek. Yani herhangi bir spor dalında her skorer sporcu efsane olamadığı gibi, sadece sportmenlikle de efsane olunamıyor.

    Atahan Bey’in de dediği gibi, bir sporcunun görüş bildirmek için değil de konu hakemlik makamında karar aşamasındayken, “efsane” kimliğinin getirdiği kişisel ağırlığı ile baskı uygulaması bence de kesinlikle etik değildir. Hatta bence sportmence de değildir. Bir meslektaşının flu bir kural üzerinden, ağırlaştırılmış bir ceza almasına ve mesleğini icra edememesine neden olmuştur. Ki bu gibi faulleri kendisi grup koşularda dahi yapmış ve aynı cezayı almamıştır. Kısacası bu davranışı ve sonrasında savunması benim için Halis Karataş’ı artık sadece Türkiye’nin en “skorer” jokeyi yapmıştır.

    Bir de bu süreçte Hakan bey ve Lale hanım hakkında bir şey ifade etmek istiyorum. Başından beri Halis bey’i kayıtsız şartsız korumak için çabaladıklarını düşünüyorum. Dışardan görüntü çok net böyle algılanmakta. Lale hanım sosyal medya hesabından halis bey’i aileden biri olduğu için savunduğunu da söyledi. Bu durum anlaşılabilir ama Hakan bey’in tutumu da bir hayal kırıklığı yaşattı. Ekranda olmanın basın etiği açısından da bazı zorunlulukları vardır. İzleyiciye karşı; doğru, dürüst ve tarafsız yayın yapmak ve taraflara asgari düzeyde eşit davranmak gibi. Maalesef Hakan bey bu süreçte açıkça tarafgirlik yapmıştır. Aileye veya Halis bey’e olan yakınlığı veya kişisel görüşleri programa böylesi damga vurmamalıydı. Nihayet Hakan bey programın moderatörü ve tek sesidir.

    Atahan bey’e yazısı için teşekkür ederim.

  • Can ipekci
    Can ipekci Cumartesi, 17 Şubat 2018 21:34 Yorum Linki

    Kral,
    Halis Karataş’ın protesto çekildikten hakem heyetini aramasını baskı kurmasını ben doğru ve etik bulmuyorum.

  •  Misafir
    Misafir Cumartesi, 17 Şubat 2018 21:18 Yorum Linki

    Yazıya harfiyen katılıyorum Atahan bey..Halis Karataşın jokeyliğini tartışmıyoruz ancak kraldan çok kralcılar tarafından gittikçe antipatik hale getiriliyor..Bugün kü son düzlükte de bunun bir örneğini gördük maalesef..yarışın değişmeyeceğini sadece jokeyin ceza alabileceğini hepimiz biliyoruz..ancak Halis Karataş komiserlere aba altından sopa göstererek durumu lehine çevirmiştir. Aslında kariyeri birkaç yarış dışında temiz olan böylesi bir spor adamının bu işlerle uğraşması beni üzdü..Ayrıca meslektaşı Özcan Yıldırım hakkında “ o arkadaş” diye bahsetmesi hiç yakışık almadı..cesur yazınızdan dolayı tebrik eder, başarılar dilerim..

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık