Menu

Son TJK Başkanı Hangi Takımdan? Özel

Hafta sonunda yapılacak TJK kongresinde 3 değerli başkan adayıyla birlikte aslında 3 büyük camia da yarışacak bir anlamda… Çünkü 3 başkan adayı üç büyük kulüpte bilinen insanlar.

Mevcut başkan Yasin Ekinci, Aziz Yıldırım’ın ilk döneminde Fenerbahçe Spor Kulübü yönetim kurulu üyelerinden. Serdal Adalı ise Yıldırım Demirören yönetiminde Beşiktaş’ta yönetim kurulu üyeliği görevinde bulundu. Cüneyt Çalıcıoğlu, G.Saray’da aktif bir yönetim görevinde bulunmasa da Galatasaray kulüp üyeliği TJK asli üyeliğinden önce elde ettiği bir sıfat!

Yazımla ilgili her üçünü de telefonla aradım. Üçü de TJK üyelik başlangıç tarihinde tereddüt etmezken, kulüp üyeliği konusunda tereddüt ettiler.

Yasin Ekinci: “TJK üyeliğim 2002, Fenerbahçe üyeliğim bu yılbaşında divan üyesi oldum.”

Serdal Adalı: “TJK üyeliğim 2006, Beşiktaş üyeliğim… Valla 2000 miydi, 2001 miydi hatırlamıyorum!”

Cüneyt Çalıcıoğlu: “TJK üyeliğim 2005, Galatasaray üyeliğim…. Dur bi üyelik kartına bakayım… (9 Mayıs 2003 imiş)

Konuşmaları izin almadan paylaşıyorum ama bu cümleler üç adayın da renklerine bağlılıklarından ziyade, atçılığa bağlılıklarının ne denli büyük olduğunu orta yere koyuyor!

Her üçünün de benim hayatımda özel yerleri var.

Yasin Ekinci baba dostu! 1964’lerde Siverek’te babam genç bir mühendisken tanışmışlar. Babam evlerine misafir olmuş. Yasin bey bu işlere girdiğinde bana tek öğüdü olmuştu: “yaz, çiz, eleştir. Ama sakın kişilik haklarına (kimseye etmemen gerektiği gibi) hakaret etme. Sofralarına oturmuşluğum var. 40 senenin hukuku var.” O sözü o gün bugün unutmam. Çok ayrı düşündüğümüz konular var kendisiyle. Ancak kimseye etmediğim gibi ona da hiç hakaret etmedim. Allah var, o da demokrat kimliğinden hiç ödün vermedi. En sert yazılar sonrası dahi bir gün kin tutmadı.

Serdal Adalı’ya gelince… Hayatımda bir kişiyi hapishanede ziyaret ettim. O da Serdal Adalı… 3 Temmuz’un o lanet sürecinden nasibini alan Adalı’yı Metris cezaevinde özel izinle ziyaret etmiştim. 3 dakika sürdü sürmedi. Ne konuşacaksın zaten ahizeyle cam arkasında… Tahliye haberine çok sevindiğimi hatırlıyorum. O gün bugün de saygı, sevgi ilişkimiz sürüyor.

Cüneyt Çalıcıoğlu benim için başka bir adamdır. Çünkü kelimenin tam anlamıyla ‘tanımadan dışarıdan sevmen’ çok zor. Sert görünümlü, prensip sahibi, kısmi nobran bir adamla yazdığım bir yazı sonrası tanışmıştık. Yazı konusu da 17 yeni asli üyeydi. Bir röportaj ile uzun-uzun söyleşmiş ve onu tanıma fırsatı bulmuştum. İyi ki de bulmuşum. 365 günde taş çatlasa 10 gün görürüm. Ama inanın cep telefonu alacak olsam ona sorarım! Vizyonuna, hayat görüşüne, eleştirilerine çok değer veririm.

Pazar günü önemli bir seçim var. Kim kazanırsa kazansın atçılık yükselsin istiyorum. İşin sonu zaten özelleştirme… Kazanan son TJK Başkanı olur gibime geliyor. Hayırlısı olsun…

Son DüzenlenmeCuma, 23 Şubat 2018 16:13

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık