Menu

ÇARŞAMBA Gündüz Yarışları! Özel

İstanbul Yaz Yarış Sezonu 11 Nisan 2018 Çarşamba günü başlayacak. Bu sene geçen seneden farklı olarak tespit ettiğim bir konu var ki, bence mutlaka üzerinde tartışılması gerekir!

Nedir bu konu?

Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz sene İstanbul yarışları haftada 3 gün olarak yapılıyor, yarışlar Çarşamba ve Cuma günleri akşam, Pazar günü ise gündüz koşuluyordu. Bence ve sanırım pek çoğumuzca da doğrusu bu uygulama idi...

Çünkü yaz sezonu boyunca hafta içi İstanbul’da gündüz yarış yapılmasının hiçbir mantığı olmadığını düşünüyorum. Metropol şehirde o saatlerde herkes işinde gücünde, üstelik Ramazan’ın yaz aylarının başına denk gelmesi nedeniyle zaten insanların dışarı çıkacak güçleri de olmuyor. Pazar günü ise tatil günü olması nedeniyle yarışların gündüz olması zaten yılların bir geleneği…

Bu durum sanırım bu sene değişiyor. Sanırım diyorum, çünkü TJK Yıllık Yarış Takvimindeki işaretlemelere göre haftada yine 3 gün yapılacak olan İstanbul yarışları Çarşamba ve Pazar günleri gündüz, Cuma günleri ise akşam koşulacak!

Yani geçen seneden farklı olarak İstanbul’da bu sene Çarşamba günleri gece değil, gündüz yarışları yapılacak. Aynı günün gecesinde Elazığ yarışları koşulacak! 11 Nisan 2018’den 24 Ekim 2018 tarihine kadar Çarşamba İstanbul yarışları gündüz koşulacak!

Bu kararın arkasında ‘Müşterek Bahis hasılatları’ ile ilgili bir istatistik var mı? Bu karar TJK Genel Müdürlüğünün bir takım satış verilerini ortaya koyarak alınmasını istediği bir karar mı bilemiyorum? Bildiğim YKK bu konulara pek karışmıyor olduğu... Yani hangi hipodromda yarışlar gündüz, hangi hipodromda gece koşulsun meselesi bana göre YKK’nın ilgilendiği bir durum değil. Bu karar TJK’nın kararı… Kulüp en iyi hasılatı elde etmek için hangi hipodromda ne zaman ve nasıl yarış koşulması gerektiği konusunda talep eden ve yönlendirici olan kurum… Dolayısıyla Kulübün İstanbul’da Çarşamba günleri gece yerine gündüz yarış yapılmasını istemesi pek kafamın basmadığı bir mesele…

Ancak inanıyor ve iddia ediyorum ki; İstanbul Çarşamba yarışlarının gece yerine gündüz yapılması hem hipodroma gelen yarışsever sayısında, hem de hasılatta ciddi düşüş yaşatacaktır.

Bu değişikliğin yapılmasının sebebi sanırım Elazığ Hipodromuna ışıklandırma yapılmış olması... Ancak Elazığ Hipodromuna ışıklandırma yapıldı diye İstanbul yarışlarını gündüze çekmek bence yanlış bir karar. Elazığ’da mutlaka gece yarışı yapılması isteniyorsa buna mutlaka başka bir formül bulunmalı…

Ben böyle düşünüyorum, farklı düşüncesi olanları dinlemeye hazırım…

 

@ Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Son DüzenlenmeÇarşamba, 28 Mart 2018 11:30

2 yorum

  • cetin
    cetin Salı, 27 Mart 2018 21:26 Yorum Linki

    Sanıyorlarki herkes bu at yarısını bahise katılmak para kazanmak için oynuyor.Ben yarıssever olarak hem müsterek bahise katılıyorum hemde goz zevkime hitap ediyor.Dolaysı ilede izlemediğim yarısa oyun oynamam sacpa sapan bi karar.

  • veliefendi
    veliefendi Pazartesi, 26 Mart 2018 14:06 Yorum Linki

    İstanbul gece de olsa gündüz de olsa yoğun talep alan bir yer. Diğer hipodromlar için bu geçerli değil. İstanbul'da iyi atlar koşuyor ve açık yarışlar özellikle çok oluyor GR1 düzeyinde. Bu da yarışseveri çekiyor. İstanbul'un hasılat konusunda bir sıkıntısı olmaz hiçbir zaman. TJK' nün böyle bir uygulamaya gitmesi son derece doğal bu açıdan. Elazığ yarışlarının gündüz koşulması ile akşam koşulması aynı koşulları oluşturmaz. Akşam koşulacak Elazığ yarışları hasılatı daha fazla arttırır. Çalışan yarışsever kesim işi bitince bu hipodromdaki yarışlara daha rahat bahis yapabilir. Akşam boşluğunu değerlendirmek isteyebilir. Gündüz koşulan bir Elazığ veya başka bir hipodromda oyun oynama iştahı yada katılımı aynı şevkle olmaz. Özellikle Şanlıurfa'da hasılat çok yüksek olmaya başladı.
    Urfa yarışlarının olduğu gün gündüz hasılatlarına bakın bir de akşam Urfa hasılatlarına bakın. Bir karşılaştırın.
    Hasılatın fazla olması demek devletin daha fazla kazanması anlamına geldiği gibi yarışseverin de daha fazla ikramiye alması anlamına gelir. Ciro ne kadar yüksek ise ikramiye yüksek olur.
    Elazığ ve Urfa gibi hipodromlarda koşan atların ben yarış atı olduğuna da inanmıyorum açıkçası. Buralardaki koşular hiçbir ülkede benzeri olmayan akıllara durgunluk verici bir şey.At yarışı adı altında kendine yer bulmuş bir oluşum. Bu yarışları kimse oturup izlemez adam akıllı. Heyecan verici bir tane koşu koşulmuyor buralarda insanların sonucunu merak ettiği. Radyodan dinlesek daha iyi. Göz zevkimiz bozulmaz en azından. Kötü atlar cirit atıyor kısacası.
    Ama bir özelliği var ki Türkiye'de bir numara yapıyor o da çok cazip ikramiye veriyor oluşu. İstanbul'un, İzmir'in Adana'nın 100 200 TL veren altılısından bıkan iştirakçiler için bir can damarı veya çölde vaha denilebilir. Zaten millet bu yüzden burayı oynamaya başladı bu kadar olumsuzluklarına rağmen.
    Türkiye'de fazla iyi at yok. Belirli atlar diğerlerini sürklase ediyor ve yarış kazanıyorlar. Uzunda kısada çimde ve kumda belirli Arap ve İngiliz atları hegemonya kurmuş durumdalar. Herkes bu atları tanıyor, biliyor zaten. Böyle bir ortamda oyunlar çok fazla cazipleşmez. Ama oyuncuyu çeker kendine. Oyununu yine oynatır İstanbul her zaman.
    TJK'nın İstanbul'u gündüze alması bence yanlış bir uygulama değildir. Şartların gereğidir diye düşünüyorum.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık