Menu

DENİZ VE MEHTAP…

Antalya Hipodromu’nun yapımı bir kez daha gündemde…

Bu kez gerçekleşir mi?

Yıllar “oldu, olacak” diye geçti ama... Dilerim bu kez gerçekleşir.

Çünkü; Akdeniz bölgesinde yapılacak çağdaş bir hipodromun, konumu ve yörenin uygun iklim koşulları nedeniyle, yarışçılığımızın küreselleşmesine katkı sağlayacağını düşünenlerdenim.

Ola ki Antalya Hipodrom’u yapılır; biz de oraya diğer illerimizdekilere benzer biçimde bir hipodrom kondurup, günümüzdeki gibi “kuru, kuruya” programlarla da at yarışları düzenlersek…

Doğrusu “ayağımıza kadar gelen” bir olanağı kötü ıskalarız.  

Biraz karışık mı oldu? Ne demek istediğimizi, daha doğrusu, önce neyi önermediğimizi anlatalım.

Antalya Hipodromu, sadece önemli turizm merkezimizde olması nedeniyle, turistlerin ilgi odağı olur mu?

Ne zaman “Antalya’ya hipodrom…” dense; bazılarımızın yanıtı hazır:

-  Ooo…Turist kaynar.

Öyle mi olur dersiniz?

O zaman İstanbul Veliefendi Hipodromu neden turistlerle dolup, taşmıyor?

Antalya’ya gelenler sıkıntıdan patlıyor da; “Ah! Şurada bir at yarışları olsa da gitsek” diyerek yanıp, tutuşuyorlar mı?

Bu konuda kesin yargıya varmak ya da iddialı söylemlerde bulunmak “doğrusu” beni aşar ama…

Antalya’ya gelen turist; “her şey dahil” sistemiyle, bedelini önceden ödediği, deniz, güneş,  “çeşit, çeşit” yiyecek, içecek ve eğlenceyi bir kenara bırakıp, hipodroma koşu izlemeye gider mi?

Sizler de bilirsiniz… Oralara gelenleri kaldıkları tesislerden dışarıya çıkarmak, “deveye hendek atlatmak” gibi bir şey… Bunu yalnız yabancılar için söylemiyorum. Biz “yerli turistler” için bile durum pek farklı değil… 

Diyeceğim o ki; Antalya Hipodromu’nu da son yıllarda yaptığımız diğer hipodromlar gibi kurgular ve ayrıcalıklı yarış programlarıyla desteklemezsek önemli bir katkısı olmaz. Belki İzmir gece koşularının ilk dönemi gibi, yöre halkından kısa süreli bir seyirci ilgisi… Sonrasında da, hipodromda seyirciyi ara ki bulasın…

Yıllık yarış günü sayımız ve yarış gelirlerimiz biraz artar; kalanı “eski hamam, eski tas”…

Gelin, biraz hayal kurup,  bu işi farklı boyutlara taşıyalım. Hem hayal kurmanın kimseye de zararı olmaz ki…

Anımsarsınız; Karacabey TJK Harası’na “batıya açılan pencere” demiştik. O pencere, batıya açıldı mı, yoksa sadece camdan dışarıyı görüp, açık mı sanıyoruz bilemem ama… Antalya Hipodromu, bu işlevi üstlenebilir. 

Antalya’ya Yapılacak hipodromda 3-4 hafta süreli uluslar arası koşular düzenlenemez mi?

Bal gibi düzenlenir…

Kardeşim, ortada “fol yok, yumurta yok” bu hayal neyin, nesi? Amma da sabırsızsın. Hele dur biraz… Demeyin.

Uluslar arası alanda yapılacak çalışmalar (karantina, konulacak koşuların güncelleştirilmesi “update”) gibi konuların çözümü,  hipodromun yapımından daha uzun sürebilir.

Öncelikle bu hipodrom; çağdaş ve çok amaçlı bir tesis olmalı…

Günümüzün sportif arenaları gibi; sponsorların, THY’nin, yöredeki ünlü otellerin, tur şirketlerinin, gerekli tüm kurum ve kuruluşların locaları olmalı. Hipodrom; A plus ve A sınıfı müşteriye kusursuz hizmet verecek her birime sahip olmalı. Bu hipodrom; lüks ve konforuyla göze çarpmalı. 

Ayrıca; uzun süreli uluslar arası yarış programlarına (meeting) olanak sağlayacak işlevde yapılmalı…

Dört dörtlük” karantina ahırları olan, arıkanların ve ilgililerinin uzun süreli misafirlikler için gerekli bütün birimleri içinde barındırmalı.

Böyle bir hipodromun eksikliğini zaten yaşıyoruz. Eğer bunu yaparsak; en azından “küreselleşen yarışçılığa uyumlu bir hipodromuz artık var” diyebiliriz.

Kabul edelim ki; bu bile çok önemli bir kazanım olur...

Yapılacak hipodrom için yurt dışından örnek alınabilir ya da özgün bir tasarım geliştirilir.

Örneğin; büyüklüğünü bir yana bırakacak olursak, bu amaçlarla yapılmış Dubai Meydan Hipodromu bize model olamaz mı?

Öyle 60.000 koltuk, 1,65 km. uzunluğunda tekil bina, 10,000 araçlık otoparkı “falan” aklınıza getirmeyin. Antalya’ya Meydan Hipodromu’nun aynısını yapacak halimiz yok… Ona benzer işlevleri olan ve uluslar arası koşularda üst düzey hizmet alabileceğimiz bir hipodromu Antalya’ya yapmalıyız.

Konu sadece izleyicilerin rahatı ve lüksü değil elbette ki. Hatta onlardan da önemlisi, gelen atlar ve ilgililerinin memnuniyeti…

Başta karantina ahırları olmak üzere bu konudaki gerekli tüm birimler kusursuz olmalı.   

Pekiyi… Diyelim ki, Antalya’ya böyle bir hipodrom yaptık.

Uluslar arası yarış takviminde 3-4 hafta (belki de daha fazla) sürecek bir programa nasıl yer bulacağız?

İşte Antalya Hipodromu’nun gerekliliği, bence,  burada bir kez daha ortaya çıkıyor.

Dubai… Antalya…

Benzer iklim koşulları… Turizm açısından benzer iki yerleşim birimi…

Uluslar Arası Antalya yarışları, Uluslar Arası Dubai Sezonu’nun devamı gibi olacak…

Şöyle ki; Antalya Hipodromu’nda mart ayının 2. ya da 3. haftasında başlayıp, nisan ayının ilk haftalarında bitecek bir takvimden söz ediyoruz. Dubai’de uluslar arası sezon biterken, Antalya devreye giriyor.

Amaç; Dubai World Cup Carnival’ın son 2 günü (bunlardan biri “super saturday” koşuları) ve Dubai World Cup gecesi koşan safkanları ülkelerine dönmeden Antalya’ya getirmek.

Biz, gerek Dubai’den, gerekse ülkelerinden gelecek safkanlar ve ilgilileri için eksiklik hissetmeyecekleri koşullar ve tesisler hazırlar; bunu da güzel ve prestijli bir yarış programıyla desteklersek gelmemeleri için hiçbir neden yok. Söz ettiğimiz tarihlerde, bu ikramiyeler ve bu düzeyde koşular, ne kendi ülkelerinde ne de Batı Avrupa’da koşuluyor… 

Bunu başarabiliriz.

Hemen söyleyeyim… Dubai World Cup gecesi verilen o “uçuk” ikramiyeleri de aklınızın ucundan geçirmeyin…

Dubai’de World Cup dışındaki en önemli yarış günü, mart ayının 2. Cumartesi gecesi koşulan “super saturday” koşuları. O gece; iki Listed, iki G3, bir G2, biri Arap atlarına ait olmak üzere üç G1 (toplam 8) koşuda 1.830.000 $ toplam ikramiye dağıtılıyor.

Pekiyi… Biz İstanbul’daki 6 uluslar arası koşuda ne kadar ikramiye dağıtıyoruz?

1.243.000 €…Neredeyse aynı para.

Dubai’nin “super saturday” de dağıttığı ikramiyeyi, Antalya Hipodromu’ndaki uluslar arası sezonun kapanış gecesi dağıtsak... 

Dubai’de karnavalın diğer günlerindeki ortalama ikramiye 925.000 $ dolayında.

Demek ki; Antalya Hipodromu için “hayal ettiğimiz” 4 haftalık programın ikramiyesi, bugünkü paralarla konuşacak olursak 4.000.000 € tutacak…        

Biz, yıllık yarış ikramiyemizin %3-4’ü dolayındaki bu tutarı veremez miyiz? 

Böyle bir etkinliğin atçılığımızın tanıtımı ve ülke turizmine sağlayacağı olumlu katkılar kesin.

Bunu bir yana bırakın. Biraz iddialı olacak ama…

Giderlerin önemli bir bölümünün de, sponsorlar ve turizm gelirleri aracılığıyla, ülkemize geri döneceğine inananlardanım.

Hipodromlara turist falan gelmez diyordun. Ne oldu da fikrin değişti?

Hayır, fikrim değişmedi. Bugünkü koşularımız ve koşan atlarımız için hipodromlarımıza turist falan gelmez. Hele Antalya’daki hipodroma, bence hiç gelmez… Yıllardır Kempton Park yarışlarını canlı izliyoruz. Sizin orada hiç turist kafilesi “falan” gözünüze çarptı mı?

Açalım oraya da hipodromu… Yollayalım bizim atları koşsunlar…

Ben farklı bir şey söylüyorum…

Çünkü; “At Yarışı Turizmi” kavramının varlığına inanıyorum…

Yurt dışı ve yurt içinden gelecek nitelikli atlar; karnaval havasında üst düzey koşular ve bu etkinliğin turistik amaçla desteklenmesi…

Antalya Hipodromu konusunda benim gibi “tez canlı” olan Bakanlık ve TJK ilgilileri de varsa, onlar için bir not düşelim:

12 Kasım 2013-9 Nisan 2014 tarihleri arası salı ve çarşamba günleri, Dubai Meydan Hipodromu’nun  (ahırlarını da içerecek biçimde) tüm ünitelerine gezi düzenleniyor. Benim gibi Dubai World Cup’a gitme planı yapanlar için ise, “ne yazık ki” diyorum; 20 Mart-1 Nisan tarihleri arası (Dubai World Cup nedeniyle) bu geziler yapılmayacak.

Koşularda 5. ve 6. olan atlara ikramiye ödenmesi konusunu unuttuk sanmayın…

Artık Antalya’ya mı yetişir yoksa daha önceki bir zaman diliminde mi olur bilemem ama uluslar arası, KV ve daha üst grup koşularımızda 5. ve 6. olan atlara da ikramiye vermesinden yanayım.

Sanki iyi atı ödüllendirmekten ödümüz kopuyor... 

Uluslar arası koşularda neredeyse her ülke 5. ve 6.  olan atlara ikramiye veriyor.

Bizim dışımızda… 

Son DüzenlenmeSalı, 08 Ekim 2013 09:19

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık